|
|
| |
| Şair Yazar ve Sanatçılarımız |
|
| Şairlerimiz, Yazarlarımız ve Sanatçılarımız |
| BEHİŞTİ (Edip-Şair) |
 |
Osmanlı Döneminde zamânında yetişen İslâm âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerinden. Edîb ve şâir. İsmi, Ramazan olup babasınınki Abdülmuhsin'dir. Behiştî diye tanınıp meşhûr oldu. Vize'de doğup yetişti. Doğum târihi tesbit edilememiştir. Daha çok Çorlu'da ikâmet etti.Doğup yetiştiği şehirde, zamânın âlimlerinden ilim öğrendi. Bu maksatla çeşitli yerlere gitti. Zamânının büyük âlim ve fâdıllarından olan Muhaşşî Sinân Efendinin yanında dânişmend, yardımcı iken, İstanbul'daki evliyânın büyüklerinden Merkez Efendi hazretlerinin talebeleri arasına girerek, o büyük zâttan feyz almaya başladı.Merkez Efendinin sohbet ve hizmetinde yetişerek kemâle geldikten sonra Çorlu'ya gidip yerleşti. Uzun seneler, imâmlık, vâizlik ve hatîplik yaptı. Fesâhat ve belâgatı çok kuvvetli idi. İfâdesi çok güzel olup, herkes onun tesirli vâaz ve sohbetlerinde bulunmak için can atardı. Şöhreti her tarafa yayıldı.Çorlu'da kaldığı evin yanında bir tekke yaptırdı. Orada talebelere ders okuttu. Bir çok kimse kendisinden istifâde etti. Vefâtına kadar, burada ilme ve ilim tâliplerine hizmet eden Behiştî, 1571 (H.979) ve başka bir rivâyetle 1569 (H.977) senesinde vefât edince, tekkesinin avlusunda defin olundu.Zâhirî ve bâtınî ilimlerde derin âlim, tasavvuf yolunda yüksek derece sâhibi ve mübârek bir zât idi. Çok ibâdet ederdi. Dünyânın mevkiine ve malına düşkün değildi. Zühd ve verâ sâhibi idi. İlim, irfân ve mârifetteki üstünlüğü ile birlikte, şiir ve edebiyâttaki kâbiliyeti de fevkalâde idi. Arap edebiyâtını çok iyi bilirdi. Şiirleri pek makbûldür.Behiştî bâzı kıymetli eserler de yazmıştır. Sâdüddîn-i Teftâzânî hazretlerinin Şerh-i Akâid isimli eserine ve Âdâb-ı Mes'ûdî adlı esere hâşiye yaptı. Şerh-i Miftâh'a ve Câmi' isimli esere de ta'lîk yaptı. Ayrıca; Cem Şah ve Âlem Şah isminde manzum bir eseri ve yarısı nazım, diğer yarısı da nesir hâlde olan Süleymânnâme isminde eseri de vardır.
|
|
Behiştî hazretlerinin şiirlerinden bâzı beyitler:
Felekde Ademe hergiz vatandan yer olmaz
Behişti bağ-ı cennetten alâmettür bana Vize
(Vize benim için cennet bahçesinden bir alâmettir.)
Çün baharıdur Behişti Vize'nün
Çorlu'da düşmenlerüm itsin karar
(Mademki Vize'nin baharıdır, düşmanlarım Çorlu'da otursunlar.)
Visâlın Kâbe'dir, rûz-ı ecel azmi zamânıdır.
Kefen ihrâmı, tâbût, ol yolun taht-ı revânıdır.
(Sana kavuşmak Kâbe'ye kavuşmak demektir. Ecel günü ise dünyâdan gitme zamânıdır. Bu yolda kefen ihram, tabût da yürüyen bir tahttır.)
Bülbül-i gülşen-i kudsüm bu cihân dâmımdır
Beni bunda tutan ol serv-i gül-endâmımdır.
(Ben aslında mukaddes ve azîz olan gül bahçesinin bülbülüyüm. Fakat vücûd denen dünyâ evinde hapsedildim. Beni burada eğleyen boyu gül gibi olan ve salınan servi boylu sevgilidir.)
Yâ sabır, yâ sefer derler, ne Rûm ü ne Acem kaldı
Dolaştım rub'ı meskûnu, hemen mülk-i adem kaldı.
(Âşık için yâ sabır yahut da sefer lâzımdır. Ben Anadolu'dan, Acem mülküne kadar dünyânın dört bir tarafını gezdim, gezip görmediğim sâdece yokluk ülkesi kaldı.)
|
|
| KAYGUSUZ ALAEDDİN |
 |
Vize'de doğan ve yetişen Kaygusuz Alaeddin, Kanuni döneminde hece vezni ve arı Türkçe ile yazdığı şiirlerle ün yapmıştır. Şiirlerinde Yunus EMRE'nin etkisi açıkça göze çarpar. Kaygusuz Vizeli Alaaddin'in hayatı hakkında kaynaklarda ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Hakkındaki bilgilerin büyük bir çoğunluğu da çağdaşı Sarı Abdullah Efendi'nin eserine dayanmaktadır. Bayramiyye tarikatının Melâmî koluna bağlı olan Ahmet Sarban'dan[1] (Dukakinzâde Ahmet Bey olarak da bilinir.) dini yönden fazlasıyla etkilenen ve onun halifeliğini yapan Kaygusuz Vizeli Alâeddin'in (diğer adıyla Kaygusuz Alâeddin Ali'in) zamanında Vize'de bir tekkesi olduğunu ve vefatından sonra buraya gömüldüğünü, başta Ayvansarayî'nin "Vefâyât" adlı eserinden öğrenmekteyiz. "Şeyh Kaygusuz Ali Efendi...... Vize'de tekkesinde vefat edüp anda defnolunmuştur." Vizeli Kaygusuz Alâeddin Ali'nin hayata ve insanlara bakışı bire bir Melâmilik anlayışıyla paralellik gösterir. Kaygusuz Alâeddin'de de bütün tasavvufi öğretilerinin fikir birliği ettiği gibi asıl olan, ilâhî aşk doğrultusunda ve şeyhine tam bir bağlılık ve itaatle, yine onun rehberliği sayesinde bulunabileceğine tam bir inançla, riya, kibir ve gururdan kurtulup, nefsini yenerek yüce Allah'a doğru samimi, tükenmek bilmez, azimli bir yürüyüştür. Bu yüzden sıradan insan ile yetkinliği kabul edilen ve manevi bilgi aleminden sırlarla birlikte eşsiz hazinelerin anahtarlarını sunan manevî dünyaya erenlere bakışı çok farklıdır. Maddeye ve içinde yaşadığı dünyaya takındığı umursamaz tavrı da bu yüzdendir. Onun asıl kavuşmak istediği hayatın yaşandığı yer bu dünyadan çok farklıdır ve manevi bir dünyadır. Yüce Allah'ı ile buluşabileceği bir yerdir. Buna göre insan kendinden emin olmalıdır. İnsan manevi bilimden yararlanmalıdır. Yoksa kişi kolayca hatalara düşebilir. Vizeli Alâeddin Ali'nin şiirleri tekrar tekrar incelenmeli, o döneme ait günlük hayat ile inanç şekilleri tekrar gözden geçirilmelidir. Yakalanacak her ip ucu, elde edilecek her yeni bilgi Türk Edebiyatı Tarihçiliği açısından son derece önem arz edecektir. Bu büyük şair 1563 yılında doğup büyüdüğü ve yetiştiği Vize'de hayata gözlerini yummuştur.Son dönem araştırmacılardan Abdülbaki GÖLPINARLI onun şiirlerini "Kaygusuz Vizeli Alaeddin Hayatı ve Şiirleri" adlı kitapta toplamıştır. Şairin yazmış olduğu bazı şiirler ise şunlardır.
|
|
Şükür Hakk'ın Keremine
|
Gönül Gözün Açtın İse
|
Aşktan Haber Duyam Dersen
|
| |
|
|
|
Şükür Hakk'ın keremine
|
Gönül gözün açtın ise
|
Aşktan haber duyam dersen
|
|
Ben bende buldum imanı
|
Yetersin sen kitap sana
|
Sen sende iste bul seni
|
|
Hak bir kapu açtı bana
|
Gördüğün yüz dost yüzüdür
|
Aç perdeyi gir gönlüne
|
|
Ben bende buldum imanı
|
Âlemde yok hicap sana
|
Sen sende iste bul seni
|
| |
|
|
|
Hakk'ın kapusun açayım
|
Gözün bakar seni görür
|
Din ile iman sendedir
|
|
Âleme nurun saçayım
|
Sem'in senden haber verir
|
Hûr ile Rıdvan sendedir
|
|
Küfrüm yok neden kaçayım
|
Her ne gelse senden gelir
|
Ol sırr-ı pinhan sendedir
|
|
Ben bende buldum imanı
|
Söyleyen sen hitap sana
|
Sen sende iste bul seni
|
| |
|
|
|
Hak nazar eyledi bana
|
Seni bulan gayrı n'eyler
|
Habib-i Rahman sendedir
|
|
Dopdolu olam cihana
|
Senin ile gönül eğler
|
Derdine derman sendedir
|
|
Mazhar düştüm ol sultana
|
Yedi mushaf seni söyler
|
Pertev-i Süphan sendedir
|
|
Ben bende buldum imanı
|
Cümle merci maap sana
|
Sen sende iste bul seni
|
| |
|
|
|
Hakk'ın lûtf u rahmetiyle
|
Gel gir aşkın harmanına
|
Erenler böyle erdiler
|
|
Habibinin şefkatiyle
|
Düşme gel gayrın gamına
|
Ermeyen böyle kaldılar
|
|
Evliyanin himmetiyle
|
Hû de gerçekler demine
|
Bulanlar böyle buldular
|
|
Ben bende buldum imanı
|
Çün feth oldu bu bab sana
|
Sen sende iste bul seni
|
| |
|
|
|
Yaradılmışa oldur yâr
|
Kaygusuz sen seni bildin
|
Gezme serseri yabanda
|
|
Kalmadı arada ağyar
|
İstediğin' sende buldun
|
Deme şundadır ya bunda
|
|
Kaygusuz'um ne kaygum var
|
Her yüzden görünüp geldin
|
Kaygusuz bu mânâ sende
|
|
Ben bende buldum imanı
|
Yoktur adet hesap sana
|
Sen sende iste bul seni
|
|
GEORGİOS VİZYENOS
(Vizenin Evladı 1849-1896) |
 |
1849 yılında Vize'de doğan kısa bir süre kalan Georgios Vizyenos, İstanbul ve Kıbrısta yaşadığı zor çocukluk yıllarının ardından varlıklı bir Yunanalı olan Zafiris'in sağladığı bursu sayesinde Atina'da devam ettiği öğrenimini geliştirmiş, Almanya'da felsefe ve psikolojisi öğrenimini görmüş ve doktorasını burada tamamlamıştır.Eserlerinin ekserisi öğrenimden döndükten sonra 1883-1885 yılları arasında basılmıştır.Atina Üniversitesinde okuduğu yıllarda Plotinos'un İyilik Felsefesi üzerine yaptığı çalışmasına ek olarak, ruh sağlığının bozulmasının meslek hayatına ara verdiği 1892 yılına kadar felsefe ve psikoloji alanlarında ders kitapları da yazmıştır.Eğer Vizyenos'un yapıtları çağdaşları arasında belirgin bir biçimde ayrılabiliyorsa ve hala değerini koruyabiliyorsa, bu eserlerin, onun zeki, iddialı ve o devirdeki Osmanlı tebaası Rum vatandaşların ölçütlerin çok ötesindeki psikoloji ve felsefe eserlerini de içinde taşıyor olması nedeniyledir.1896 yılında Atina'da ölen yazar, eserlerinde Vize'ye geniş bir yer vermiştir."Moskov Selim, Annemin Günahı", "Kardeşimin Katili Kimdi" adlı eserlerinde Vizyenos kendi hayatından parçalar sunar bize. Ailesinden, doğduğu Vize'den ve Trakya'dan bahseder bizlere. Türk ve Yunanlı Akademisyenlerin katılmış olduğu 2007 yılı sonlarında İlçemizde düzenlenen III. Uluslar arası Vize Tarih ve Kültür Sempozyumunda Vizyenos'un eserlerinde yola çıkılarak (bayır, akrapol, soğuksu çeşmesi, çınarın gölgesi ve şair K. Palamas' ın arşivinde alan foto) verilen bilgiler ışığında http://www.vize.com.tr/ ekibinden Barış TOPTAŞ tarafından Çağdaş Yunan Edebiyatının kurucusu bu büyük yazarın ilçemizde doğduğu yer tespit edilmiş ve Sempozyuma katılan Akademisyenlerce paylaşılmıştır. Bu tespit Akademisyenlerce de kabul görerek Trakya Üniversitesine ait web sayfası sonuç bildirgesinde yer almıştır. |

Vizeli Vizyenos'un Vize de doğduğu tahmin edilen ev. |
|

Onun Vize hakkında söylediği çok güzel bir cümleyi buraya aktarmayı faydalı buluyoruz.
"Trakya'da bir çok kasaba vardır, Fakat Vize kadar güzeli yoktur." |
|
|
|
| Siyasi konularda bir çok sorun yaşayan Türkiye ile Yunanistan sanat alanında ortak bir başarıya imza atarak, Georgios Vizyenos'un hayatını konu alan Hayatının Tek Yolculuğu (The Only Journey Of His Life) adlı filmi çevirmişlerdir. 42'nci Selanik Film Festivali'nde en iyi film de dahil toplam yedi ödülün sahibi olan Türk, Yunan ve Bulgar Kültür Bakanlıkları ortak yapımı yönetmenliğini Lakis Papastathis'in yaptığı "Hayatının Tek Yolculuğu" adlı film Selanik Film Festival'inde en iyi film ödülüne değer görülmüş olup filmin büyük bir kısmı İlçemiz Kışlacık Köyünde çekilmiştir. Film ayrıca Türk ve Yunanlı Akademisyenlerin katılmış olduğu 2007 yılı sonlarında İlçemizde düzenlenen III. Uluslar arası Vize Tarih ve Kültür Sempozyumunda http://www.vize.com.tr/ ekibinden Barış TOPTAŞ tarafından gösterime sunulmuştur. |
Bilge OLGAÇ
(İLK ve EN ÇOK FİLM ÇEKEN
KADIN YÖNETMEN) |
 |
Türkiye'nin hem ilk, hem de en çok film çeken kadın yönetmeni olan Bilge Olgaç, 1940'ta, Vize'de doğdu. Sinemaya 1962'de yönetmen Memduh Ün'ün asistanı olarak başladı. Başka yönetmenlerin yanında da asistan olarak çalıştı. İlk filmini 1965'de çekti. Üçünüzü de Mıhlarım isimli filmin başrolünü Yılmaz Güney üstlenmişti. Sinema tarihimize ilk kadın yönetmen olarak geçen Bilge Olgaç, önce erkek gibi davranmayı seçmişti. Toplumsal sorunlara eğildiği "Linç"i 1970'de, "Bir gün Mutlaka"yı 1975'te çekti. Bu filmlerle dikkatleri üzerinde topladı. 1980'li yıllarda "Kaşık Düşmanı", "Gülüşan", "Üç Halka Yirmibeş", "İpekçe", "Kurşun Adres Sormaz" gibi iddialı filmlerle adını yeniden duyurdu. Televizyonlar ise en çok, başrollerini Hülya Koçyiğit ve Çetin Tekindor'un paylaştığı, Çocuklarımı Kim Sevecek isimli filmin uyarlamasına yer verdi. Beş çocuklu bir ailede ölümcül bir hastalığa yakalanan annenin, çocuklarına yeni aile aramasını anlatan filmi, en iyi olmasa da, en bilinen filmlerinden. Bilge Olgaç, meslek hayatı boyunca bir çok ödül kazandı. 1970'de Adana Altın Koza Film yarışması'nda, Linç isimli filmi, 3. en iyi film ödülünü kazandı. 1984'de, 21. Altın Portakal Festivali'nde, Kaşık Düşmanı isimli filmiyle iki ödül birden aldı. En iyi senaryo ve 3. en iyi film ödülü... Kaşık Düşmanı filmiyle 7. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali'nde en iyi film ödülü ve basın ödülü sahibi oldu. Çoğunun senaryosunu kendisinin yazdığı 33 filmi bulunan Bilge Olgaç, 2 Mart 1994'de henüz 54 yaşındayken Taksim'deki evinde çıkan yangın sonucu yaşamını kaybetti.
|
 |
| Yönetmenliğini yaptığı filmler: Krallar Kralı(1965), Sokaklar Yanıyor(1965), Üçünüzü De Mıhlarım(1965), Babasız Yaşayamam(1965), Tehlikeli Adam(1965), Kanlı Buğday(1965), Nikahsızlar(1966), Kanunsuz Toprak(1967), Silahsız Dövüşelim(1967), Garibanız Abiler(1967), Öksüz(1968), Dertli Gönlüm(1968), Kanlı Şafak(1969), Linç(1970), Kaderin Pençesinde(1970), Merhamet(1970), İki Aşk Arasında(1970), Kara Gün(1971), Üçünüze Bir Mezar(1971), Yaban Ali(1971), Kanlı Öç(1972), Savulun Geliyorum(1972), Tanrı Sevenleri Korur(1974), Açlık(1974), Bacım(1974), Şöhret Budalası(1975), Bir Gün Mutlaka(1975), Kaşık Düşmanı(1984), Yavrularım(1984), Gülüşan(1985), Üç Halka 25(1986), Elif Ana - Ayşe Kız (TV)(1987), İpekçe(1987), Kızın Adı Fatma(1988), Yarın Cumartesi(1988), Gömlek(1988), Aşkın Kesişme Noktası(1990), Umut Hep Vardı(1991), Kurşun Adres sormaz (1992), Bir Yanımız Bahar Bahçe(1994) |
 |
Senaryosunu yazdığı filmler:
Sokaklar Yanıyor(1965), Tehlikeli Adam(1965), Nikahsızlar(1966), Silahsız Dövüşelim(1967), Kanunsuz Toprak(1967), Öksüz(1968), Dertli Gönlüm(1968), Kanlı Şafak(1969), Merhamet(1970), İki Aşk Arasında(1970), Kaderin Pençesinde(1970), Üçünüze Bir Mezar(1971), Yaban Ali(1971), Kara Gün(1971), Savulun Geliyorum(1972), Kanlı Öç(1972), Açlık(1974), Bacım(1974), Kaşık Düşmanı(1984), Gülüşan(1985), Üç Halka 25(1986), Elif Ana - Ayşe Kız (TV)(1987), İpekçe(1987), Yarın Cumartesi(1988), Gömlek(1988), Kızın Adı Fatma(1988), Aşkın Kesişme Noktası(1990), Umut Hep Vardı(1991), Kurşun Adres Sormaz(1992), Bir Yanımız Bahar Bahçe(1994) |
 |
ÖDÜLLERİ
1970 - 2. Adana Altın Koza Film Şenliği, En İyi Yönetmen, Linç
1984 - 21. Antalya Film Şenliği, En Başarılı Senaryo, Kaşık Düşmanı
Kaşık Düşmanı - 7. Uluslararası Kadın Şenliği / Paris En iyi film ödülü
Kaşık Düşmanı - 7. Uluslararası Kadın Şenliği / Paris Basın ödülü
|
|
Uğurkan EREZ
Dünya Çapındaki Koreograf |
 |
Yalnız yurtiçinde değil, dünyaca ünlü insan, Uğurkan EREZ 1954 yılında Vize'de doğdu. Anne ve babasının öğretmen olması ve de o yıllarda uzun bir süre Vize'de (Annesi adalet EREZ Atatürk İlköğretim Okulu'nda) görev yapması nedeniyle 6 yaşına kadar Vize'de kaldı. Bilineceği üzere ilçemiz Mimar Sinan Mahallesinde bir sokağa (eski Hisar Sokağı) geçtiğimiz yıllarda Nüzhet Erez adı verilmişti. Bugün Atatürk İlköğretim Okulu Öğretmenler odası da "Adalet Erez Öğretmenler Odası" Uğurkan EREZ tarafından düzenlenmiştir. İlkokulu İstanbul Gazi Mustafa Kemal Paşa İlkokulu'nda, Ortaokulu Kadıköy Kemal Atatürk Ortaokulu'nda, liseyi de Fenerbahçe Lisesi'nde tamamlayan, EREZ, Üniversiteyi Şişli Ticari İlimler Akademisi'nde (Siyasi Bilimler Fakültesi) bitirdi 1975. Üniversiteyi bitirdikten sonra Amsterdam'da istatistik üzerine staj yaptı.Daha sonra Kadıköy'de Beymen'in muhasebe bölümünde işe başlayan ve bir süre çalışan EREZ, vatani görevini tamamladıktan sonra Philips'te maliyet muhasebesi şefi olarak çalıştı. Daha sonra Süzer'e transfer olup ihracat üzerine Libya'da çalışmaya başladı. Libya dönüşü Kadıköy Ticaret Lisesi'nde 8 ay kadar İngilizce öğretmenliği yaptı.Birden moda işine merak saran EREZ, Vepa'nın halkla ilişkiler müdürlüğünü yaptı. Yıllardır içimde yanan mankenlik aşkını küçük bir odada ajans açarak söndürmeye çalıştı. 18 sene sonra ise gerçek anlamda ajans sahibi oldu.Birçok büyük gösteriye imza attı. Halen mesleğinde ülkemizin ve dünyanın en büyük koreograflarındandır. Vize'li olmaktan gurur duyduğunu her zaman söyleyen Uğurkan EREZ son 2 yıldır bugüne değin Trakya görülmemiş 2 defileyi ve bazı konserlerin Vize Tarih Kültür Festivali kapsamında yapılmasını sağlayarak ilçemizin tanıtımına büyük katkıda bulundu. Son olarak İlçemiz Mimar Sinan Mahallesinde bulunan tarihi okula ek dersliklerin yapımını sağlayarak İlçemiz eğitimine de katkıda bulunmuştur. Yapmış olduğu bu katkılardan dolayı Uzun yıllar bu okulda görev yapan annesi Adalet EREZ'in adı Vize Belediye Başkanlığı ve Kaymakamlığınca bu okula verilmiştir. |

Yukarıda Uğurkan EREZ'in annesi Adalet EREZ'in Evrincik Köyü İlkokulunda çekilmiş fotoğrafı. |
 |
 |
 |
 |
 |
Üstte 2006 ve 2007 yıllarında Vize'de gerçekleşen defile ve konserlerden görüntüler.
|
|
Necdet TEZCAN
(ŞAİR YAZAR) |
 |
1942 yılında Vize'de doğdu. Uzun yıllar öğretmenlik yaptı. Edirne Anadolu Öğretmen Lisesi'nden emekli oldu. Keşan'da günlük olarak yayımlanan Önder Gazetesi ve Edirne'deki Edirne Haber gazetelerinde köşe yazıları yazıyor. Şiirlerini Damla, Kiraz, Türk Dili Dergisi, Öğretmen Dünyası, Pencere gibi dergilerde,.yayınlanmaktadır. Başlıca yapıtları ise Serhat şehri Edirne 1972, Medeniyet Yuları 1973, Beşpınar 1989, Yüzünün Yeryüzüm 1994, Çağla Tadı 1994, Gül / Açar / Gül / Üşürüz 1999. Şairin bazı şiirleri ise şunlardır.
|
|
İNSAN
|
İKİLİK
|
| |
|
|
güneşleri toplayıp gökyüzünden
|
İki sevginiz olacaktı sizin
|
|
çiçek açtırır en sert kışlara insan
|
biri açık biri kapalı
|
|
rüzgâr olup merak merak eser
|
birinde gökyüzü
|
|
bakarsın doğudan
|
öbüründe yağmur
|
|
bakarsın batıdan batıdan
|
İki geleceğiniz vardı sizin
|
| |
biri bir adım ileri
|
|
kara bir bulutu
|
öbürü bir adım geri
|
|
barış güvercinine dönüştürür isterse
|
biri yalınsa
|
|
dönüştürür kıvılcımı atoma
|
diğeri örtülü
|
|
en yüksek dağ
|
İki rüzgârınız olacaktı sizin
|
|
en derin deniz
|
biri meltemse
|
|
bir uslu çocuktur elinde
|
öteki tufan
|
| |
eserdi
|
|
belini kırıp ortaçağ karanlığının
|
biri doğudan
|
|
yeni bir çağa
|
biri batıdan
|
|
hazırlar kendini
|
Ve
|
|
yenilir öfkesine bazan
|
İki gülünüz vardı sizin
|
|
bir bardak suda fırtına
|
biri al mı al ,
|
|
yense de yenilse de
|
öbürü sapsarı
|
|
hep yenik çıkar savaşlardan
|
ilki siz ağlarken açan
|
|
zehir içilirse Sokrates
|
öteki siz gülerken solan
|
|
insanlık yine yürür yarına
|
|
|
çiçek yerine patlayınca silahlar
|
Aykırısanat Dergisi -Eylül 2001
|
|
ağlar içimde bir çocuk gibi dünya
|
|
|
sel gibi gözyaşı sesiyle
|
|
|
işte zincirlerini kırmaya çalışıyor Spartaküs
|
|
|
işte Çamlıbel'de
|
|
|
baskılara türkü yakan Köroğlu
|
|
|
ve zulmün kirli ışığına
|
|
|
aralar aklın perdelerini çağ çağ
|
|
|
yaratıcılığın
|
|
|
halk deseni telaşıyla
|
|
| |
|
|
en büyük tutkum
|
|
|
insan sevgisini büyütmek yüreğimde
|
|
|
insanca yaşamayı
|
|
|
ve uygarlığa açılan kapıyı
|
|
|
biraz daha aralayıp
|
|
|
tüm suları akıtmak insanlık denizinde
|
|
| |
|
|
işte böyle bir çelişki insan
|
|
|
bir gözü atom yapan elleri
|
|
|
bir gözü kendi dertlerinde
|
|
|
bakarsın ekler çocuk sevinçlerine
|
|
|
yaşama sevincini
|
|
|
bakarsın ev ev sokak sokak
|
|
|
paylaştırır elemi
|
|
|
bir eli de
|
|
|
uzaydaki parmak izleri
|
|
| |
|
| Söylem Dergisi Mart 2002 sayısı |
|
|
| Prof.Dr.SUAT VURAL |
 |
1921 yılında Vize'de doğdu. 1947 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. A.B.D.'de New York Üniversitesinde çalıştı. Yurda döndükten sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi parazitoloji kürsüsünde 1961'de Doçent, 1967'de Profesör oldu. Aynı yıl Cerrahpaşa Tıp Fakültesine geçti. Edirne Tıp Fakültesinin kuruluşuna öncülük etti. 1975'de Edirne Tıp Fakültesinin kurucu dekanı olarak altı yıl hizmet verdi. 1984 yılında üniversiteden emekli olduktan sonra 2005 yılına kadar Şişli'deki Osmanoğlu Kliniğinde Tıbbi Laboratuar Grubunun (Mikrobiyoloji-Parazitoloji-İnfeksiyon Hastalıkları) başında görev yapmıştır. 80'in üzerinde bilimsel yayını olan Hocamız aynı zamanda büyük bir şair ve de yazar idi. 27 Kasım 2007 tarihinde yakalandığı amansız hastalığa yenik düşen hocamız her planda Vize'li olmakla övünen bunu sıkça gündeme getiren isminin Vize'li Suat VURAL olarak anılmasını isteyen büyük bir insandı.
|
Aşağıda Şair Yazar Prof.Dr. Suat VURAL'ın SERPİNTİLER isimli
Şiir Kitabından Seçmeler.
 |
VİZE'YE ÖZLEM
Zümrüt bahçelerinde şakır bülbüller,
Dikeni bulunmaz gülün Vize'de.
Fışkırır billurdan pınarlar yer yer;
Sular türkü söyler bütün Vize'de
Andırır alaca gözler sedefi,
Ok olmuş kirpikler arar hedefi.
Kınalı parmaklar dövmede def'i,
Güzelin yeri hep üstün Vize'de.
Şarkılar uzansın bu gece Ay'a,
Vur güzel Ayşecik vur darbukaya.
İnsan nasıl hasret çekmez sılaya,
Gam, keder eriyor bu gün Vize'ye.
Vize 1937
DOĞDUĞUM YERE
Nasıl işledi bilsen hasretin kalbimize
Ey şimdi fundalara bürünen nazlı Vize
Her an sularının duyuyorum sesini.
Gözlerimden gitmiyor hala o yeşil bağlar
Hıçkırığımdam aldı o ırmak bestesini,
Bir gönül şimdi onun hasreti ile çağlar.
Ey şimdi fundalara bürünen nazlı Vize
Nasıl işledi bilsen hasretin kalbimize
Edirne 1937
ANNEM
Ne zaman gözlerim dalsa engine
Seni arar orada bakışım Anne
Bahar olmadı mı bu yılda gene
Nisanda başladı bak kışım anne
Bir şen gün görmedi şu onbir yaşım
Kederle doludur talihsiz başım
Ben elemle adaş,dertle yoldaşım
Feryaddır adını anışım anne.
KIRKLARELİ'NE ÖZLEM
Şimdi Kırklar'da sabah oluyor
Mevsim bahar,
Şehitlerin üstüne güneş doğuyor.
Şimdi Kırklar'da sabah oluyor
,Şeytan deresi şırıl şırıl.
Ayçiçekleri boy atıyor
Şimdi Kırklarda sabah oluyor
Dağlar kekik,
Sokaklar ıhlamur kokuyor
Şimdi Kırklarda sabah oluyor
Gel gör ki ben gurbetteyim,
Gurbet içimi yakıyor.
İNSANLAR UNUTULMAMALI
İnsanlar Unutulmamalı...
Ölse de yaşamalı adı eserlerinde.
Taşa toprağa kazımalı Adını;
Gönüllere yazmalı...
İnsanca yaşamalı
İnsanlar Unutulmamalı. |
|
| BÜLENT TÜRKER |
 |
Kırklareli nin Vize ilçesinde doğdu. İlk ve Orta Okulu Vİze de , Liseyi Edirne Ticaret Lisesinde okudu.A.İ.T.İ.Akademisi İşletme Muhasebe ve Anadolu Unversitesi İş İdaresi Bölümlerinden iyi derece ile mezun oldu. Eski bir milli sporcu olan Bülent Türker 1993 yılında Hürriyet Gazetesi ve Jeeyses Genç İş Adamlarının düzenlediği Türkiye nin en başarılı gençleri yarışmasında İNSANLARA VE GÖNÜLLÜ KURULUŞLARA YARDIM dalında Türkiyenin en başarılı genci ödülünü kazandı.1992 yılından beri de TSK Mehmetçik Vakfına her konuda maddi ve aynı olmak üzere yardımlarda bulundu. 1994-1999 yıllarında ALTIN PLAKET ve 2002 yılında da ALTIN MADALYA ile ödüllendirildi.2004 yılında TSK Reabilitasyon merkezince ALTIN MADALYA ve yine aynı yıl TSK ELELE VAKFI gazileri tarafından TARİHİNDE İLK KEZ MADALYA VE BERAAT ile ödüllendirilen hayırsever olma başarısını elde etti.Denizyıldızları çalışma gurubu ile birlikte Deprem Bölgesi Derince -İZMİT te bir Ana okulu yaptırmış ve T.C M.E.B BÜLENT TÜRKER ANAOKULU adı ile Türk Eğitimine armağan etmiştir. Halen aynı okulunda 9 yıldır sponsorudur.Bu gune kadar yaklaşık 100 öğrencinin eğitimine maddi yönden katkıda bulunmuş ve burs vermiştir.2005 yılında Vize de Tekel binasını alarak eski binanın restore edilip ANADOLU LİSESİ olarak açılmasına öncülük etmiş ve büyük maddi katkı vermiştir. 2008 yılında da yine Derince İzmit te baba ve annesinin adını taşıyan TC.MEB RIZA-ZEHRA TÜRKER Özürlüler Okulunu hizmete sokmuştur.Amator bir fotografçı da olan Türker gezdiği 54 ülkede çektiği onbinlerce resimleri 17 yerde sergilemiş ve bir çok fotografları dergilere kapak olmuş ve 6 fotografı da değişik ülkelerde ödül almıştır.Doğduğu ilçe Vize de doğduğu caddeye 1994 yılında BÜLENT TÜRKER CADDESİ adı meclis kararıyla verilmiştir.1993 yılında TRABZON, 1994 yılında Manisa Salihli ve 1995 yılında MALKARA ve 1999 yılında da ERZURUM illerinin FAHRİ HEMŞERİLİK beraatını almıştır.Hollanda ve Türk halkı arasında dostluk ilişkilerinin çabaları sonuç vermiş yaptığı balolar,dostluk geceleri ve girişimcilği ve yardımseverliği ve davranışları ile gönüllü yaptığı çalışmalarından dolayı HOLLANDA nın EN BÜYÜK ÖDÜLÜ OLAN, KRALİYET ŞOVALYELİK MADALYASI ile kraliçe tarafından ödüllendirilmiştir. Yol Kılavuzu, Seyahat Rehberi, Karadeniz Fıkraları, Bitmeyen Sevda ve Çanakkale Kahramanları Türkçe ve İngilizce ile Atatürk ve Unutulmaz Anıları kitapları yayınlanan Bülent Türker ayrıca Renkli ve siyah beyaz ATATÜRK ün tarihten gelen resimlerinden oluşan belkide Türkiye nin en büyük kolleksiyonlarından birine de sahiptir. Çanakkale ve Kurtuluş savaşı ile ilgili birçok malzeme ,fotoğraf ve belgeleri yurt dışından satın alarak muze yapma çalışmaları devam etmektedir. Bu gune kadar gönüllü çalışma arkadaşları ile birlikte Türkiye ve diğer ülkelere 2500 motorlu ve 1500 motorsuz olmak üzere 4000 den fazla özürlü arabası, 6 ambulans,33 dializ makinası kalp makinaları bağışlamışlar. Birçok amaliyat, Kardeş okul,,kardeş şehir çalışmaları ile Hollanda Türkiye arasında Dostluk köprüsü yapmıştır.Bülent Türker in 150 den fazla değişik ülkelerden aldığı ödül,takdirname ve altın madalyaları bulunmaktadır. BÜLENT TÜRKER-ROTTERDAM olarak mektup yazıldığında kendisine ulaşılan tek kişidir. 2005 yılı Kasım ayında Hollanda da düzenlenen yarışmada halk oylaması ile Hollanda da 40yılın HOLLANDA NIN EN İYİ KALPLİ insanı seçilmiştir.Amatör gazeteci de olan Bülent Türker birçok gazete ve Dergilerde yazmaktadır. Yıllardır Hollanda da çeşitli bankalarda yöneticilik ve müdürlük yapan Bülent Türker kendi isteğiyle 2007 yılının Mayıs ayında müdürlükten istifa ederek danışmanlık ve serbest çalışmakta ve araştırmalar yaparak geleceğe ışık tutmaktadır.Bülent Türker in Bugra Türker diye bir oğlu bulunmaktadır
|
|
|
| Cemal TÜRKER (YAZAR) |
 |
1960 Vize doğumlu Cemal Türker, Ankara İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi'nden 1981 yılında mezun oldu. 1971 - 1999 yıllarında İzmit'te yaşadı, bu tarihten itibaren İstanbul'da (Kadıköy) ikâmet eden Türker; yazın dünyasına Teşrin Fırtınası (Benseno Yay. 2006) ile girdi. (Bu kitabı Sakarya Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümünde DERS KİTABI olarak okutuldu.) Türker'in ikinci kitabı Ne De Olsa Sonbahardı (Haziran 2007'de yayınlanan kitabı) hazırlanmakta olan Cahide Sonku belgeselinin ilk taslaklarıdır.kocaelide.com, Popüler Psikiyatri, Turuncutime gazete ve dergilerinde köşe yazarlığı yapmakta olan Türker, Düşle ve birçok edebiyat sanat dergilerinde magazin, edebi yazılar yazmakta olup ayrıca sinema yorumları yapmaktadır.Halen bir özel şirkette yönetici olarak çalışmakta olup, evli ve bir çocuk babasıdır. |
Perihan YAKAR
(ŞAİR YAZAR) |
 |
02 Nisan 1957'de Vize'de doğan Perihan YAKAR, halen; hukuk-felsefe ya da sanat tarihi okumayı hayal ediyor! Türk Sanat Musikisi ile şimdilik avunuyor. Rahatsız ruhu onu hiç rahat bırakmamasına karşın o geleneksel ninnilerin acı tatlı tınısıyla çok fazla uyuduğunu düşünüyor. İnatçı kuşlarla, çocuklara ve onların katıksız masumiyetine bayılıyor.Evet doğup büyüdüğü yer Vize'yi her fırsatta öven, unutmayan şair'in bazı şiirleri şunlardır. |
|
Bir Umacı Karayel
|
Demirci Sustukça
|
Tragedya
|
| |
|
|
|
dere yataklarıyla kayalıkları çok severdim
|
"dost'a"
|
ben-de ki tragedya
|
|
çocukluğumda
|
|
kayıp etmiş de alem
|
|
adı rüzgarlarla anılan
|
Demirci sustukça
|
annem annem dölyatağını
|
|
bi de Selanik'li göçmen kadın ninemi
|
Ateş yaladıkça
|
uyuz bir kedi
|
| |
Demir Demirciyle Ateşe dayandıkça ışıldar
|
dem döken
|
|
havada kekik kokusu
|
|
güncel çöplükte
|
|
avuçlarımda bi dolu sevinç
|
Bütün sırlarını yaksam ormanın
|
|
|
tırmanırken inatçı telaşlarla
|
Bütün denizlerin batıklarını
|
ben-de ki tragedya
|
|
savrulurdu saçlarım
|
Gün olur
|
gizli direniş örgütüm
|
|
mecnun gibi aşıktı rüzgarlara
|
Kalkar mı gölgeler
|
annemin ince nefesinden
|
| |
Coşar mı yatağında kuruyan nehir
|
kavmine yontu
|
|
kayalık üstü üzüm bağları
|
|
düşlerden saçlarımda
|
|
bando mızıka
|
Demirci
|
|
|
ötesi şirin vişnelikler o zaman
|
Hadi de bana
|
ben-de ki tragedya
|
|
su gülümser toprak kahkaha
|
Ter karışınca ateşle
|
vızıldayan sivri
|
|
göğsümde begonyalar patlardı
|
Külle sabır
|
duvarda asılı memoli
|
|
ağaçlarda alkış tutan kuşlarla
|
Yürekteki tuz ve kan
|
ne zaman yoldaş tutacak sözü
|
| |
Bedeni incindikçe
|
ağzında bir tutam sapla
|
|
dönüş vakti ilerlerken erinçle
|
Ağıt yakmaz mı
|
taşı dil kılıp
|
|
devrilir gün solar yorgunluk
|
Demir
|
yürüyecek yanyana
|
|
her yokuş sonunda kendine kalır
|
|
olanca yara
|
|
bi çeşme başı oluverirdi her mola
|
Bu hırçın öfke
|
sehere yıldız düşüp
|
|
bizimle
|
Dilin ucundaki nem
|
solacak belki
|
|
başı kalaba
|
Susturur mu içi
|
insana açarak
|
| |
Yumuşar mı avuçta kırmızı toprak
|
perdelerini
|
|
yıkanır durulanır da
|
Yeşerir mi közde açelya
|
|
|
sonra örülünce saçlarım
|
|
1999 Eylül
|
|
kutsanırdı sanki çocuk yüreğim
|
Söyle
|
|
|
ne yalan söyleyeyim
|
|
|
|
ilişmesin karayel
|
Öpsem gecenin gözlerinden
|
|
|
bulaşmasın diye yüzüm ellerim
|
Öpsem ateşi
|
|
|
melekler taşırdı beni
|
Kurulur mu denge
|
|
|
her biri omuz başımda
|
Buluşur mu duyguyla akıl
|
|
| |
|
|
|
gün ufukta solarken yorgun
|
Bu kadar uzaksa insan kendine
|
|
|
ne ninem kalmış baktım da saçlarımı örecek
|
Yakınlarda serin bir liman nasıl bulunur
|
|
|
ne de saçlarım meleklerle omuz başımda
|
|
|
|
rüzgarla da çoktan bitmiş aşk
|
|
|
|
bir umacı karayel kalmış
|
|
|
|
şimdilerde
|
|
|
|
ilişmek için
|
|
|
|
bir de bu şiir
|
|
|
|
vazgeçmez bekler hala
|
|
|
|
Feyhan GÜVER
(KARİKATÜRİST) |
 |
Evrencik köyünde doğdu...İlkokulu köyde, liseyi İstanbul Kız Lisesi'nde yatılı olarak okudu...Liseden sonra köyüne döndü ve karikatürle ilgilenmeye başladı...Birkaç yıl sonra daha köyde otururken döneminin en çok okunan mizah dergisi Limon'da çizmeye ve mizah yazıları yazmaya başladı...iki yıl boyunca çizgilerini köyden ulaştırdı...93'te İstanbul'a taşındı...Limon, Leman, Pazartesi dergileri ile Yeni Binyıl gazetesine karikatürler çizdi...Halen Leman dergisinde ‘Bayır Gülü' isimli köşesini çizmeye devam ediyor...Şimdiye kadar ‘Feyhan Sofrası' isimli bir mizah yazıları kitabı ve dört adet ‘ Bayır Gülü' albümü yayınlandı...
|
|
|
Suzan AKSOY
(OYUNCU) |
 |
1956 Yılında ilçemiz Hasbuğa Köyünde doğdu. İstanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunu. 12 yıl Kenter Tiyatrosunda çalıştı. 11 yıldır da Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunda çalışmakta. Ekranlarımızda sıkça gördüğümüz Suzan AKSOY'un oynadığı filimler ise şunlar. "Yolculuk, Canım Benim, Çemberimde GüL Oya, Aşk Olsun, Yaz Gülü, Nasıl Evde Kaldım, Ayrılsakta Beraberiz, Şaşı Felek Çıkmazı, Aile Bağları, Tersine Dünya ...
|

Üstte Suzan AKSOY'un oynadığı Ayrılsakta Beraberiz dizisi oyuncuları.
|
|
| Yavuz YALÇINKILIÇ (Yönetmen ) |
| Türk Sinema tarihine damgasını vurmuş bir Vize'li Yavuz Yalınkılıç. Babasının görevi nedeniyle Vize'de dünyaya gelmiştir. Toplam 9 filimde oyuncu olarak rol almış, 1960-1996 yılları arası ise 64 filmin yönetmenliğini yapmıştır. Toplam 60 filmin seneryosunu yazan Yalınkılıç 10 filminde yapımcılığını üstlenmiştir. Badyguard, Leş Kargaları, Bul Karayı Al Parayı, Aslan Bey, Kel Oğlan, Genç Osman, Nasrettin Hoca, Meryem, Şahin, Madrabaz, Kerizler, Kanlı Kale, ve Vize'de çekilen Kargacı Halil, yönetmenliğini yaptığı bazı filimlerdir. |

Yukarıda yönetmenliğini Yavuz YALINKILIÇ'ın yaptığı İlçemiz Kızılağaç Köyünde çekilen Kargacı Halil adlı filmden bir görüntü. |
|
Cankat ERGİN
(YÖNETMEN) |
 |
09.10.1966 Tarihinde doğan Cankat ERGİN İlçemiz Müsellim Köyünden emekli öğretmen Seyfettin ERGİN'in oğludur. Seyfettin ERGİN halen Bursa'da ikamet etmektedir. Ekranlarımızda izlediğimiz pek çok bilinen filmin yönetmeni olan Cankat ERGİN'in Öğrencilik yıllarında çektiği "Bir Taşra Muhabirinin Fotoğrafı" adlı kısa metrajlı ilk filmiyle Adana Öğrenci Filmleri Yarışması'nda mansiyon ödülü kazandı. Yönetmenliğini yönetmen yardımcılığını yaptığı bazı filimler ise şunlardır.
1997 Kaygısızlar Dizi StarTV
1998 Aynalı Tahir Dizi StarTV
1998 Kuzgun Dizi StarTV
1999 Unutabilsem Dizi KanalD
1999 Reyting Hamdi Dizi ATV
2000 Nilgün TV Filmi TGRT
2000 Nilgün Dizi TGRT
2000 Şöhret Tutkusu TV Filmi ATV
2000 Zülküf ile Zarife TV Filmi ATV
2001 Reyting Hamdi Dizi ATV
2001 Aynalı Tahir Dizi StarTV
2001 Derya & Deniz Sitcom TGRT
2002 Benimle Evlenirmisin Dizi ATV
2002 Para = Dolar Sinema Filmi
2002 Herşey Aşk İçin Dizi TRT
2003 Pembe Patikler Dizi ATV
2004 Melekler Adası Dizi ATV
|

Yukarıda Cankat ERGİN'in yönetmenliğini yaptığı Melekler Adası adlı filmden bir görüntü. |
|
|
M. Hakan YILMAZ
1970 Yılında Vize'de doğdu. İlk orta ve lise öğrenimini Vize'de yaptı. Yüksekokulu Tokat'ta Harita Kadastro bölümünü tamamladı. Bir süre sonra Vize Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünde göreve başladı. Halen görevini sürdürümektedir.1980 Yılında yapılan ancak bir daha tekrar edilmeyen Vize 1. Ihlamur Festivalinde Şiir Yazımı dalında 1. olan Kentim Vize adlı şiiri
|
KENTİM VİZE
Küçük bir kentte yaşıyorum ben,
Doğanın bile kendini yıkandığı,
Tarihin milattan önceye dayandığı,
Ova, dağ ve ormanın sevgiyle
Kucaklaştığı Bülbülün güle besteler yaptığı
Ağaçların altında saklı bir kentte yaşıyorum.
Sanki bir sülün konmuş eteklerine,
Meşe,palamut,kayın yüklü Istrancaların
Mevsiminde gülü kıskandırır kokusu
Caddeleri kaplayan ıhlamurların
Benzeri yoktur daha isterseniz arayın.
Dereler şarkı söyler özgürce akarken
Alabalık nazlı yüzer balıkçılar bakarken
Denizi mehtabı aramıyor hiç insan
Yaz geceleri ay varken
Bülbüller konser verir akşamcılar içerken
Geniş bir düzlük var güney batısından
Ne olmaz ki bu yemyeşil ovasında
Tahıl ,sebze.pirinç pancar,ayçiçeği
Kol kola dans ediyor çayırların ortasında
Çekirge Leylek ve Yaban Ördeği
Giyinmeyi sever bu kentin insanları
İspanyol,Maksi,Mini.Midi
Tarım ve Hayvancılıktır halkın geçimi
Eskiden panayırı vardı ama şimdi
Oldu artık ıhlamur festivali
Hisar tepe bu kentin tarih köşesi
Küçük Ayasofya höyükler yaşlı kalesi
İşte Geçmişinin canlı Abidesi
Dur da kulak ver maziden geliyor bak
Roma Bizans ve Osmanlının cenk sesi
İşte Böyle arkadaş bana inan
Kardeş gibi yaşayan bir halkı olan
Mis gibi havası tertemiz suyu olan
Bir zaman Trakya ya başkentlik yapan
Sanki Cennetten bir köşe
Vize'de yaşıyorum,Vize'de yaşıyorum.
|
|
| |
|
 |
| |
|
 |
| |
 |
 |
| Üyelikler |
 |
 |
| Tarihi Kentler Birliği Üyesidir |
CittaSlow (Sakin Şehir) Üyesidir |
|
|
|
|
|
|