Vize Belediyesi
Duyurular
Bilgi Edinme
linkler
Faaliyet Raporu 2004 - 2009
Sultanlar Yolu
sultanlar yolu
 
Şair Yazar ve Sanatçılarımız
Şairlerimiz, Yazarlarımız ve Sanatçılarımız
BEHİŞTİ (Edip-Şair)

Osmanlı Döneminde zamânında yetişen İslâm âlimlerinden ve tasavvuf büyüklerinden. Edîb ve şâir. İsmi, Ramazan olup babasınınki Abdülmuhsin'dir. Behiştî diye tanınıp meşhûr oldu. Vize'de doğup yetişti. Doğum târihi tesbit edilememiştir. Daha çok Çorlu'da ikâmet etti.Doğup yetiştiği şehirde, zamânın âlimlerinden ilim öğrendi. Bu maksatla çeşitli yerlere gitti. Zamânının büyük âlim ve fâdıllarından olan Muhaşşî Sinân Efendinin yanında dânişmend, yardımcı iken, İstanbul'daki evliyânın büyüklerinden Merkez Efendi hazretlerinin talebeleri arasına girerek, o büyük zâttan feyz almaya başladı.Merkez Efendinin sohbet ve hizmetinde yetişerek kemâle geldikten sonra Çorlu'ya gidip yerleşti. Uzun seneler, imâmlık, vâizlik ve hatîplik yaptı. Fesâhat ve belâgatı çok kuvvetli idi. İfâdesi çok güzel olup, herkes onun tesirli vâaz ve sohbetlerinde bulunmak için can atardı. Şöhreti her tarafa yayıldı.Çorlu'da kaldığı evin yanında bir tekke yaptırdı. Orada talebelere ders okuttu. Bir çok kimse kendisinden istifâde etti. Vefâtına kadar, burada ilme ve ilim tâliplerine hizmet eden Behiştî, 1571 (H.979) ve başka bir rivâyetle 1569 (H.977) senesinde vefât edince, tekkesinin avlusunda defin olundu.Zâhirî ve bâtınî ilimlerde derin âlim, tasavvuf yolunda yüksek derece sâhibi ve mübârek bir zât idi. Çok ibâdet ederdi. Dünyânın mevkiine ve malına düşkün değildi. Zühd ve verâ sâhibi idi. İlim, irfân ve mârifetteki üstünlüğü ile birlikte, şiir ve edebiyâttaki kâbiliyeti de fevkalâde idi. Arap edebiyâtını çok iyi bilirdi. Şiirleri pek makbûldür.Behiştî bâzı kıymetli eserler de yazmıştır. Sâdüddîn-i Teftâzânî hazretlerinin Şerh-i Akâid isimli eserine ve Âdâb-ı Mes'ûdî adlı esere hâşiye yaptı. Şerh-i Miftâh'a ve Câmi' isimli esere de ta'lîk yaptı. Ayrıca; Cem Şah ve Âlem Şah isminde manzum bir eseri ve yarısı nazım, diğer yarısı da nesir hâlde olan Süleymânnâme isminde eseri de vardır.

Behiştî hazretlerinin şiirlerinden bâzı beyitler:

Felekde Ademe hergiz vatandan yer olmaz

Behişti bağ-ı cennetten alâmettür bana Vize

(Vize benim için cennet bahçesinden bir alâmettir.)

Çün baharıdur Behişti Vize'nün

Çorlu'da düşmenlerüm itsin karar

(Mademki Vize'nin baharıdır, düşmanlarım Çorlu'da otursunlar.)

Visâlın Kâbe'dir, rûz-ı ecel azmi zamânıdır.

Kefen ihrâmı, tâbût, ol yolun taht-ı revânıdır.

(Sana kavuşmak Kâbe'ye kavuşmak demektir. Ecel günü ise dünyâdan gitme zamânıdır. Bu yolda kefen ihram, tabût da yürüyen bir tahttır.)

Bülbül-i gülşen-i kudsüm bu cihân dâmımdır

Beni bunda tutan ol serv-i gül-endâmımdır.

(Ben aslında mukaddes ve azîz olan gül bahçesinin bülbülüyüm. Fakat vücûd denen dünyâ evinde hapsedildim. Beni burada eğleyen boyu gül gibi olan ve salınan servi boylu sevgilidir.)

Yâ sabır, yâ sefer derler, ne Rûm ü ne Acem kaldı

Dolaştım rub'ı meskûnu, hemen mülk-i adem kaldı.

(Âşık için yâ sabır yahut da sefer lâzımdır. Ben Anadolu'dan, Acem mülküne kadar dünyânın dört bir tarafını gezdim, gezip görmediğim sâdece yokluk ülkesi kaldı.)

KAYGUSUZ ALAEDDİN

Vize'de doğan ve yetişen Kaygusuz Alaeddin, Kanuni döneminde hece vezni ve arı Türkçe ile yazdığı şiirlerle ün yapmıştır. Şiirlerinde Yunus EMRE'nin etkisi açıkça göze çarpar. Kaygusuz Vizeli Alaaddin'in hayatı hakkında kaynaklarda ayrıntılı bilgi bulunmamaktadır. Hakkındaki bilgilerin büyük bir çoğunluğu da çağdaşı Sarı Abdullah Efendi'nin eserine dayanmaktadır. Bayramiyye tarikatının Melâmî koluna bağlı olan Ahmet Sarban'dan[1] (Dukakinzâde Ahmet Bey olarak da bilinir.) dini yönden fazlasıyla etkilenen ve onun halifeliğini yapan Kaygusuz Vizeli Alâeddin'in (diğer adıyla Kaygusuz Alâeddin Ali'in) zamanında Vize'de bir tekkesi olduğunu ve vefatından sonra buraya gömüldüğünü, başta Ayvansarayî'nin "Vefâyât" adlı eserinden öğrenmekteyiz. "Şeyh Kaygusuz Ali Efendi...... Vize'de tekkesinde vefat edüp anda defnolunmuştur." Vizeli Kaygusuz Alâeddin Ali'nin hayata ve insanlara bakışı bire bir Melâmilik anlayışıyla paralellik gösterir. Kaygusuz Alâeddin'de de bütün tasavvufi öğretilerinin fikir birliği ettiği gibi asıl olan, ilâhî aşk doğrultusunda ve şeyhine tam bir bağlılık ve itaatle, yine onun rehberliği sayesinde bulunabileceğine tam bir inançla, riya, kibir ve gururdan kurtulup, nefsini yenerek yüce Allah'a doğru samimi, tükenmek bilmez, azimli bir yürüyüştür. Bu yüzden sıradan insan ile yetkinliği kabul edilen ve manevi bilgi aleminden sırlarla birlikte eşsiz hazinelerin anahtarlarını sunan manevî dünyaya erenlere bakışı çok farklıdır. Maddeye ve içinde yaşadığı dünyaya takındığı umursamaz tavrı da bu yüzdendir. Onun asıl kavuşmak istediği hayatın yaşandığı yer bu dünyadan çok farklıdır ve manevi bir dünyadır. Yüce Allah'ı ile buluşabileceği bir yerdir. Buna göre insan kendinden emin olmalıdır. İnsan manevi bilimden yararlanmalıdır. Yoksa kişi kolayca hatalara düşebilir. Vizeli Alâeddin Ali'nin şiirleri tekrar tekrar incelenmeli, o döneme ait günlük hayat ile inanç şekilleri tekrar gözden geçirilmelidir. Yakalanacak her ip ucu, elde edilecek her yeni bilgi Türk Edebiyatı Tarihçiliği açısından son derece önem arz edecektir. Bu büyük şair 1563 yılında doğup büyüdüğü ve yetiştiği Vize'de hayata gözlerini yummuştur.Son dönem araştırmacılardan Abdülbaki GÖLPINARLI onun şiirlerini "Kaygusuz Vizeli Alaeddin Hayatı ve Şiirleri" adlı kitapta toplamıştır. Şairin yazmış olduğu bazı şiirler ise şunlardır.

Şükür Hakk'ın Keremine

Gönül Gözün Açtın İse

Aşktan Haber Duyam Dersen

     

Şükür Hakk'ın keremine

Gönül gözün açtın ise

Aşktan haber duyam dersen

Ben bende buldum imanı

Yetersin sen kitap sana

Sen sende iste bul seni

Hak bir kapu açtı bana

Gördüğün yüz dost yüzüdür

Aç perdeyi gir gönlüne

Ben bende buldum imanı

Âlemde yok hicap sana

Sen sende iste bul seni

     

Hakk'ın kapusun açayım

Gözün bakar seni görür

Din ile iman sendedir

Âleme nurun saçayım

Sem'in senden haber verir

Hûr ile Rıdvan sendedir

Küfrüm yok neden kaçayım

Her ne gelse senden gelir

Ol sırr-ı pinhan sendedir

Ben bende buldum imanı

Söyleyen sen hitap sana

Sen sende iste bul seni

     

Hak nazar eyledi bana

Seni bulan gayrı n'eyler

Habib-i Rahman sendedir

Dopdolu olam cihana

Senin ile gönül eğler

Derdine derman sendedir

Mazhar düştüm ol sultana

Yedi mushaf seni söyler

Pertev-i Süphan sendedir

Ben bende buldum imanı

Cümle merci maap sana

Sen sende iste bul seni

     

Hakk'ın lûtf u rahmetiyle

Gel gir aşkın harmanına

Erenler böyle erdiler

Habibinin şefkatiyle

Düşme gel gayrın gamına

Ermeyen böyle kaldılar

Evliyanin himmetiyle

Hû de gerçekler demine

Bulanlar böyle buldular

Ben bende buldum imanı

Çün feth oldu bu bab sana

Sen sende iste bul seni

     

Yaradılmışa oldur yâr

Kaygusuz sen seni bildin

Gezme serseri yabanda

Kalmadı arada ağyar

İstediğin' sende buldun

Deme şundadır ya bunda

Kaygusuz'um ne kaygum var

Her yüzden görünüp geldin

Kaygusuz bu mânâ sende

Ben bende buldum imanı 

Yoktur adet hesap sana 

Sen sende iste bul seni

GEORGİOS  VİZYENOS 
(Vizenin Evladı 1849-1896)
1849 yılında Vize'de doğan kısa bir süre kalan Georgios Vizyenos, İstanbul ve Kıbrısta yaşadığı zor çocukluk yıllarının ardından varlıklı bir Yunanalı olan Zafiris'in sağladığı bursu sayesinde Atina'da devam ettiği öğrenimini geliştirmiş, Almanya'da felsefe ve psikolojisi öğrenimini görmüş ve doktorasını burada tamamlamıştır.Eserlerinin ekserisi öğrenimden döndükten sonra 1883-1885 yılları arasında basılmıştır.Atina Üniversitesinde okuduğu yıllarda Plotinos'un İyilik Felsefesi üzerine yaptığı çalışmasına ek olarak, ruh sağlığının bozulmasının meslek hayatına ara verdiği 1892 yılına kadar felsefe ve psikoloji alanlarında ders kitapları da yazmıştır.Eğer Vizyenos'un yapıtları çağdaşları arasında belirgin bir biçimde ayrılabiliyorsa ve hala değerini koruyabiliyorsa, bu eserlerin, onun zeki, iddialı ve o devirdeki Osmanlı tebaası Rum vatandaşların ölçütlerin çok ötesindeki psikoloji ve felsefe eserlerini de içinde taşıyor olması nedeniyledir.1896 yılında Atina'da ölen yazar, eserlerinde Vize'ye geniş bir yer vermiştir."Moskov Selim, Annemin Günahı", "Kardeşimin Katili Kimdi" adlı eserlerinde Vizyenos kendi hayatından parçalar sunar bize. Ailesinden, doğduğu Vize'den ve Trakya'dan bahseder bizlere. Türk ve Yunanlı Akademisyenlerin katılmış olduğu 2007 yılı sonlarında İlçemizde düzenlenen III. Uluslar arası Vize Tarih ve Kültür Sempozyumunda Vizyenos'un eserlerinde yola çıkılarak (bayır, akrapol, soğuksu çeşmesi, çınarın gölgesi ve şair K. Palamas' ın arşivinde alan foto) verilen bilgiler ışığında http://www.vize.com.tr/ ekibinden Barış TOPTAŞ tarafından Çağdaş Yunan Edebiyatının kurucusu bu büyük yazarın ilçemizde doğduğu yer tespit edilmiş ve Sempozyuma katılan Akademisyenlerce paylaşılmıştır. Bu tespit Akademisyenlerce de kabul görerek Trakya Üniversitesine ait web sayfası sonuç bildirgesinde yer almıştır.

Vizeli Vizyenos'un Vize de doğduğu tahmin edilen ev.

Onun Vize hakkında söylediği çok güzel bir cümleyi buraya aktarmayı faydalı buluyoruz.
  "Trakya'da  bir  çok  kasaba  vardır,  Fakat  Vize  kadar  güzeli  yoktur."
Siyasi konularda bir çok sorun yaşayan Türkiye ile Yunanistan sanat alanında ortak bir başarıya imza atarak, Georgios Vizyenos'un hayatını konu alan Hayatının Tek Yolculuğu (The Only Journey Of His Life) adlı filmi çevirmişlerdir. 42'nci Selanik Film Festivali'nde en iyi film de dahil toplam yedi ödülün sahibi olan Türk, Yunan ve Bulgar Kültür Bakanlıkları ortak yapımı yönetmenliğini Lakis Papastathis'in yaptığı "Hayatının Tek Yolculuğu" adlı film Selanik Film Festival'inde en iyi film ödülüne değer görülmüş olup filmin büyük bir kısmı İlçemiz Kışlacık Köyünde çekilmiştir. Film ayrıca Türk ve Yunanlı Akademisyenlerin katılmış olduğu 2007 yılı sonlarında İlçemizde düzenlenen III. Uluslar arası Vize Tarih ve Kültür Sempozyumunda http://www.vize.com.tr/ ekibinden Barış TOPTAŞ tarafından gösterime sunulmuştur.
Bilge OLGAÇ
(İLK ve EN ÇOK FİLM ÇEKEN
KADIN YÖNETMEN)

Türkiye'nin  hem ilk, hem de en çok film çeken kadın yönetmeni olan Bilge Olgaç, 1940'ta, Vize'de doğdu. Sinemaya 1962'de yönetmen Memduh Ün'ün asistanı olarak başladı. Başka yönetmenlerin yanında da asistan olarak çalıştı. İlk filmini 1965'de çekti. Üçünüzü de Mıhlarım isimli filmin başrolünü Yılmaz Güney üstlenmişti. Sinema tarihimize ilk kadın yönetmen olarak geçen Bilge Olgaç, önce erkek gibi davranmayı seçmişti. Toplumsal sorunlara eğildiği "Linç"i 1970'de, "Bir gün Mutlaka"yı 1975'te çekti. Bu filmlerle dikkatleri üzerinde topladı. 1980'li yıllarda "Kaşık Düşmanı", "Gülüşan", "Üç Halka Yirmibeş", "İpekçe", "Kurşun Adres Sormaz" gibi iddialı filmlerle adını yeniden duyurdu. Televizyonlar ise en çok, başrollerini Hülya Koçyiğit ve Çetin Tekindor'un paylaştığı, Çocuklarımı Kim Sevecek isimli filmin uyarlamasına yer verdi. Beş çocuklu bir ailede ölümcül bir hastalığa yakalanan annenin, çocuklarına yeni aile aramasını anlatan filmi, en iyi olmasa da, en bilinen filmlerinden. Bilge Olgaç, meslek hayatı boyunca bir çok ödül kazandı. 1970'de Adana Altın Koza Film yarışması'nda, Linç isimli filmi, 3. en iyi film ödülünü kazandı. 1984'de, 21. Altın Portakal Festivali'nde, Kaşık Düşmanı isimli filmiyle iki ödül birden aldı. En iyi senaryo ve 3. en iyi film ödülü... Kaşık Düşmanı filmiyle 7. Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali'nde en iyi film ödülü ve basın ödülü sahibi oldu. Çoğunun senaryosunu kendisinin yazdığı 33 filmi bulunan Bilge Olgaç, 2 Mart 1994'de henüz 54 yaşındayken Taksim'deki evinde çıkan yangın sonucu yaşamını kaybetti.

Yönetmenliğini yaptığı filmler: Krallar Kralı(1965), Sokaklar Yanıyor(1965), Üçünüzü De Mıhlarım(1965), Babasız Yaşayamam(1965), Tehlikeli Adam(1965), Kanlı Buğday(1965), Nikahsızlar(1966), Kanunsuz Toprak(1967), Silahsız Dövüşelim(1967), Garibanız Abiler(1967), Öksüz(1968), Dertli Gönlüm(1968), Kanlı Şafak(1969), Linç(1970), Kaderin Pençesinde(1970), Merhamet(1970), İki Aşk Arasında(1970), Kara Gün(1971), Üçünüze Bir Mezar(1971), Yaban Ali(1971), Kanlı Öç(1972), Savulun Geliyorum(1972), Tanrı Sevenleri Korur(1974), Açlık(1974), Bacım(1974), Şöhret Budalası(1975), Bir Gün Mutlaka(1975), Kaşık Düşmanı(1984), Yavrularım(1984), Gülüşan(1985), Üç Halka 25(1986), Elif Ana - Ayşe Kız (TV)(1987), İpekçe(1987), Kızın Adı Fatma(1988), Yarın Cumartesi(1988), Gömlek(1988), Aşkın Kesişme Noktası(1990), Umut Hep Vardı(1991), Kurşun Adres sormaz (1992), Bir Yanımız Bahar Bahçe(1994)
Senaryosunu yazdığı filmler:
Sokaklar Yanıyor(1965), Tehlikeli Adam(1965), Nikahsızlar(1966), Silahsız Dövüşelim(1967), Kanunsuz Toprak(1967), Öksüz(1968), Dertli Gönlüm(1968), Kanlı Şafak(1969), Merhamet(1970), İki Aşk Arasında(1970), Kaderin Pençesinde(1970), Üçünüze Bir Mezar(1971), Yaban Ali(1971), Kara Gün(1971), Savulun Geliyorum(1972), Kanlı Öç(1972), Açlık(1974), Bacım(1974), Kaşık Düşmanı(1984), Gülüşan(1985), Üç Halka 25(1986), Elif Ana - Ayşe Kız (TV)(1987), İpekçe(1987), Yarın Cumartesi(1988), Gömlek(1988), Kızın Adı Fatma(1988), Aşkın Kesişme Noktası(1990), Umut Hep Vardı(1991), Kurşun Adres Sormaz(1992), Bir Yanımız Bahar Bahçe(1994)
ÖDÜLLERİ
1970 - 2. Adana Altın Koza Film Şenliği, En İyi Yönetmen, Linç
1984 - 21. Antalya Film Şenliği, En Başarılı Senaryo, Kaşık Düşmanı
Kaşık Düşmanı - 7. Uluslararası Kadın Şenliği / Paris En iyi film ödülü
Kaşık Düşmanı - 7. Uluslararası Kadın Şenliği / Paris Basın ödülü
Uğurkan EREZ
Dünya Çapındaki Koreograf
Yalnız yurtiçinde değil, dünyaca ünlü insan, Uğurkan EREZ 1954 yılında Vize'de doğdu. Anne ve babasının öğretmen olması ve de o yıllarda uzun bir süre Vize'de (Annesi adalet EREZ Atatürk İlköğretim Okulu'nda) görev yapması nedeniyle 6 yaşına kadar Vize'de kaldı. Bilineceği üzere ilçemiz Mimar Sinan Mahallesinde bir sokağa (eski Hisar Sokağı) geçtiğimiz yıllarda Nüzhet Erez adı verilmişti. Bugün Atatürk İlköğretim Okulu Öğretmenler odası da "Adalet Erez Öğretmenler Odası" Uğurkan EREZ tarafından düzenlenmiştir. İlkokulu İstanbul Gazi Mustafa Kemal Paşa İlkokulu'nda, Ortaokulu Kadıköy Kemal Atatürk Ortaokulu'nda, liseyi de Fenerbahçe Lisesi'nde tamamlayan, EREZ, Üniversiteyi Şişli Ticari İlimler Akademisi'nde (Siyasi Bilimler Fakültesi) bitirdi 1975. Üniversiteyi bitirdikten sonra Amsterdam'da istatistik üzerine staj yaptı.Daha sonra  Kadıköy'de Beymen'in muhasebe bölümünde işe başlayan ve bir süre çalışan EREZ, vatani görevini tamamladıktan sonra  Philips'te maliyet muhasebesi şefi olarak çalıştı. Daha sonra Süzer'e transfer olup ihracat üzerine Libya'da çalışmaya başladı. Libya dönüşü Kadıköy Ticaret Lisesi'nde 8 ay kadar İngilizce öğretmenliği yaptı.Birden moda  işine merak saran EREZ, Vepa'nın halkla ilişkiler müdürlüğünü yaptı. Yıllardır içimde yanan mankenlik aşkını küçük bir odada ajans açarak söndürmeye çalıştı.  18 sene sonra ise gerçek anlamda ajans sahibi oldu.Birçok büyük gösteriye imza attı. Halen mesleğinde  ülkemizin ve dünyanın en büyük koreograflarındandır. Vize'li olmaktan gurur duyduğunu her zaman söyleyen Uğurkan EREZ son 2 yıldır bugüne değin Trakya görülmemiş  2 defileyi ve bazı konserlerin Vize Tarih Kültür Festivali kapsamında yapılmasını sağlayarak ilçemizin tanıtımına büyük katkıda bulundu. Son olarak İlçemiz Mimar Sinan Mahallesinde bulunan tarihi okula  ek dersliklerin yapımını sağlayarak İlçemiz eğitimine de  katkıda bulunmuştur. Yapmış olduğu bu katkılardan dolayı  Uzun yıllar bu okulda görev yapan annesi  Adalet EREZ'in adı Vize Belediye Başkanlığı ve Kaymakamlığınca bu okula verilmiştir. 

Yukarıda Uğurkan EREZ'in annesi Adalet EREZ'in Evrincik Köyü İlkokulunda çekilmiş fotoğrafı.
Üstte 2006 ve 2007 yıllarında Vize'de gerçekleşen defile ve konserlerden görüntüler.
Necdet  TEZCAN
(ŞAİR YAZAR)

1942 yılında Vize'de doğdu. Uzun yıllar öğretmenlik yaptı. Edirne Anadolu Öğretmen Lisesi'nden emekli oldu.  Keşan'da günlük olarak yayımlanan Önder Gazetesi ve Edirne'deki Edirne Haber gazetelerinde köşe yazıları yazıyor.  Şiirlerini Damla, Kiraz, Türk Dili Dergisi, Öğretmen Dünyası, Pencere gibi dergilerde,.yayınlanmaktadır. Başlıca   yapıtları ise    Serhat şehri Edirne 1972,  Medeniyet Yuları 1973,  Beşpınar 1989, Yüzünün Yeryüzüm 1994, Çağla Tadı 1994, Gül / Açar / Gül / Üşürüz 1999.  Şairin bazı şiirleri ise şunlardır.

 

    İNSAN

İKİLİK

   

güneşleri toplayıp gökyüzünden

İki sevginiz olacaktı sizin

çiçek açtırır en sert kışlara insan

biri açık biri kapalı

rüzgâr olup merak merak eser

birinde gökyüzü

bakarsın doğudan

öbüründe yağmur

bakarsın batıdan batıdan

İki geleceğiniz vardı sizin

 

biri bir adım ileri

kara bir bulutu

öbürü bir adım geri

barış güvercinine dönüştürür isterse

biri yalınsa

dönüştürür kıvılcımı atoma

diğeri örtülü

en yüksek dağ

İki rüzgârınız olacaktı sizin

en derin deniz

biri meltemse

bir uslu çocuktur elinde

öteki tufan

 

eserdi

belini kırıp ortaçağ karanlığının

biri doğudan

yeni bir çağa

biri batıdan

hazırlar kendini

Ve

yenilir öfkesine bazan

İki gülünüz vardı sizin

bir bardak suda fırtına

biri al mı al ,

yense de yenilse de

öbürü sapsarı

hep yenik çıkar savaşlardan

ilki siz ağlarken açan

zehir içilirse Sokrates

öteki siz gülerken solan

insanlık yine yürür yarına

 

çiçek yerine patlayınca silahlar

Aykırısanat Dergisi -Eylül 2001

ağlar içimde bir çocuk gibi dünya

 

sel gibi gözyaşı sesiyle

 

işte zincirlerini kırmaya çalışıyor Spartaküs

 

işte Çamlıbel'de

 

baskılara türkü yakan Köroğlu

 

ve zulmün kirli ışığına

 

aralar aklın perdelerini çağ çağ

 

yaratıcılığın

 

halk deseni telaşıyla

 
   

en büyük tutkum

 

insan sevgisini büyütmek yüreğimde

 

insanca yaşamayı

 

ve uygarlığa açılan kapıyı

 

biraz daha aralayıp

 

tüm suları akıtmak insanlık denizinde

 
   

işte böyle bir çelişki insan

 

bir gözü atom yapan elleri

 

bir gözü kendi dertlerinde

 

bakarsın ekler çocuk sevinçlerine

 

yaşama sevincini

 

bakarsın ev ev sokak sokak

 

paylaştırır elemi

 

bir eli de

 

uzaydaki parmak izleri

 
   
Söylem Dergisi Mart 2002 sayısı  
Prof.Dr.SUAT VURAL

1921 yılında Vize'de doğdu. 1947 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinden mezun oldu. A.B.D.'de New York Üniversitesinde çalıştı. Yurda döndükten sonra İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi parazitoloji kürsüsünde 1961'de Doçent, 1967'de Profesör oldu. Aynı yıl Cerrahpaşa Tıp Fakültesine geçti. Edirne Tıp Fakültesinin kuruluşuna öncülük etti. 1975'de Edirne Tıp Fakültesinin kurucu dekanı olarak altı yıl hizmet verdi. 1984 yılında üniversiteden emekli olduktan sonra 2005 yılına kadar Şişli'deki Osmanoğlu Kliniğinde Tıbbi Laboratuar Grubunun (Mikrobiyoloji-Parazitoloji-İnfeksiyon Hastalıkları) başında görev yapmıştır. 80'in üzerinde bilimsel yayını olan Hocamız aynı zamanda büyük bir  şair ve de yazar idi. 27 Kasım 2007 tarihinde yakalandığı amansız hastalığa yenik düşen hocamız her planda Vize'li olmakla övünen bunu sıkça gündeme getiren isminin Vize'li Suat VURAL olarak anılmasını isteyen büyük bir insandı.

Aşağıda Şair Yazar Prof.Dr. Suat VURAL'ın SERPİNTİLER isimli
Şiir Kitabından Seçmeler.
VİZE'YE ÖZLEM

Zümrüt bahçelerinde şakır bülbüller,
Dikeni bulunmaz gülün Vize'de.
Fışkırır billurdan pınarlar yer yer;
Sular türkü söyler bütün Vize'de

Andırır alaca gözler sedefi,
Ok olmuş kirpikler arar hedefi.
Kınalı parmaklar dövmede def'i,
Güzelin yeri hep üstün Vize'de.

Şarkılar uzansın bu gece Ay'a,
Vur güzel Ayşecik vur darbukaya.
İnsan nasıl hasret çekmez sılaya,
Gam, keder eriyor bu gün Vize'ye.
Vize 1937


DOĞDUĞUM YERE 

Nasıl işledi bilsen hasretin kalbimize
Ey şimdi fundalara bürünen nazlı Vize
Her an sularının duyuyorum sesini.
Gözlerimden gitmiyor hala o yeşil bağlar

Hıçkırığımdam aldı o ırmak bestesini,
Bir gönül şimdi onun hasreti ile çağlar.
Ey şimdi fundalara bürünen nazlı Vize
Nasıl işledi bilsen hasretin kalbimize
Edirne 1937
 
ANNEM

Ne zaman gözlerim dalsa engine
Seni arar orada bakışım Anne
Bahar olmadı mı bu yılda gene
Nisanda başladı bak kışım anne
Bir şen gün görmedi şu onbir yaşım
Kederle doludur talihsiz başım
Ben elemle adaş,dertle yoldaşım
Feryaddır adını anışım anne.
 

KIRKLARELİ'NE ÖZLEM

Şimdi Kırklar'da sabah oluyor
Mevsim bahar,
Şehitlerin üstüne güneş doğuyor.
Şimdi Kırklar'da sabah oluyor
,Şeytan deresi şırıl şırıl.
Ayçiçekleri boy atıyor
Şimdi Kırklarda sabah oluyor
Dağlar kekik,
Sokaklar ıhlamur kokuyor
Şimdi Kırklarda sabah oluyor
Gel gör ki ben gurbetteyim,
Gurbet içimi yakıyor.

İNSANLAR UNUTULMAMALI

İnsanlar Unutulmamalı...
Ölse de yaşamalı adı eserlerinde.
Taşa toprağa kazımalı Adını;
Gönüllere yazmalı...
İnsanca yaşamalı
İnsanlar Unutulmamalı.
BÜLENT TÜRKER
Kırklareli nin Vize ilçesinde doğdu. İlk ve Orta Okulu Vİze de , Liseyi Edirne Ticaret Lisesinde okudu.A.İ.T.İ.Akademisi  İşletme Muhasebe ve Anadolu Unversitesi  İş  İdaresi Bölümlerinden iyi derece ile mezun oldu. Eski bir milli sporcu olan Bülent Türker 1993 yılında  Hürriyet Gazetesi ve Jeeyses  Genç İş Adamlarının düzenlediği  Türkiye nin en başarılı  gençleri yarışmasında  İNSANLARA VE GÖNÜLLÜ KURULUŞLARA YARDIM dalında  Türkiyenin en  başarılı genci ödülünü kazandı.1992 yılından beri de TSK Mehmetçik Vakfına her konuda  maddi ve aynı olmak üzere yardımlarda bulundu. 1994-1999  yıllarında  ALTIN PLAKET ve  2002 yılında da ALTIN MADALYA ile ödüllendirildi.2004 yılında  TSK Reabilitasyon  merkezince ALTIN MADALYA ve yine  aynı yıl  TSK ELELE VAKFI gazileri tarafından TARİHİNDE İLK KEZ  MADALYA VE BERAAT ile ödüllendirilen hayırsever  olma başarısını  elde etti.Denizyıldızları çalışma gurubu ile  birlikte Deprem Bölgesi  Derince -İZMİT te bir Ana okulu yaptırmış ve T.C M.E.B  BÜLENT TÜRKER  ANAOKULU adı ile Türk Eğitimine armağan etmiştir.  Halen aynı okulunda 9 yıldır sponsorudur.Bu gune kadar yaklaşık 100 öğrencinin eğitimine maddi yönden  katkıda bulunmuş ve burs vermiştir.2005 yılında Vize de Tekel binasını alarak eski binanın restore edilip ANADOLU LİSESİ olarak açılmasına öncülük etmiş ve büyük maddi katkı vermiştir. 2008 yılında da  yine Derince İzmit te  baba ve annesinin adını taşıyan TC.MEB  RIZA-ZEHRA TÜRKER  Özürlüler Okulunu hizmete sokmuştur.Amator bir fotografçı da olan Türker gezdiği  54 ülkede çektiği onbinlerce resimleri  17 yerde  sergilemiş ve bir çok  fotografları  dergilere kapak olmuş ve 6 fotografı da değişik ülkelerde ödül almıştır.Doğduğu ilçe Vize de  doğduğu caddeye 1994 yılında BÜLENT TÜRKER CADDESİ adı meclis kararıyla verilmiştir.1993 yılında TRABZON, 1994 yılında Manisa Salihli  ve  1995 yılında MALKARA ve 1999 yılında da ERZURUM illerinin  FAHRİ HEMŞERİLİK beraatını almıştır.Hollanda ve Türk halkı arasında dostluk ilişkilerinin çabaları sonuç vermiş yaptığı balolar,dostluk geceleri  ve girişimcilği ve yardımseverliği ve davranışları ile  gönüllü yaptığı çalışmalarından dolayı  HOLLANDA nın EN BÜYÜK ÖDÜLÜ OLAN, KRALİYET  ŞOVALYELİK MADALYASI  ile kraliçe tarafından ödüllendirilmiştir. Yol Kılavuzu, Seyahat Rehberi, Karadeniz Fıkraları, Bitmeyen Sevda ve Çanakkale Kahramanları  Türkçe ve İngilizce ile Atatürk ve Unutulmaz Anıları kitapları yayınlanan Bülent Türker ayrıca  Renkli ve siyah beyaz ATATÜRK ün  tarihten gelen  resimlerinden oluşan  belkide Türkiye nin en büyük kolleksiyonlarından birine  de sahiptir. Çanakkale ve Kurtuluş savaşı ile ilgili birçok malzeme ,fotoğraf ve belgeleri  yurt dışından satın alarak muze yapma çalışmaları devam etmektedir. Bu gune kadar  gönüllü çalışma arkadaşları ile birlikte Türkiye ve  diğer ülkelere 2500 motorlu ve 1500 motorsuz olmak üzere 4000 den fazla  özürlü arabası, 6 ambulans,33 dializ makinası kalp makinaları bağışlamışlar. Birçok amaliyat, Kardeş okul,,kardeş şehir çalışmaları ile Hollanda  Türkiye arasında Dostluk köprüsü yapmıştır.Bülent Türker in 150 den fazla değişik ülkelerden aldığı  ödül,takdirname ve altın madalyaları  bulunmaktadır. BÜLENT TÜRKER-ROTTERDAM  olarak mektup yazıldığında  kendisine  ulaşılan  tek kişidir. 2005 yılı Kasım ayında Hollanda da  düzenlenen yarışmada halk oylaması ile  Hollanda da 40yılın HOLLANDA NIN EN İYİ KALPLİ  insanı seçilmiştir.Amatör gazeteci de olan Bülent Türker  birçok gazete ve  Dergilerde yazmaktadır. Yıllardır Hollanda da  çeşitli bankalarda yöneticilik ve müdürlük yapan Bülent Türker kendi isteğiyle 2007 yılının Mayıs ayında  müdürlükten istifa ederek  danışmanlık ve serbest çalışmakta ve araştırmalar yaparak geleceğe ışık tutmaktadır.Bülent Türker in Bugra Türker diye bir oğlu bulunmaktadır
Cemal TÜRKER (YAZAR)
1960 Vize doğumlu Cemal Türker, Ankara İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi'nden 1981 yılında mezun oldu. 1971 - 1999 yıllarında İzmit'te yaşadı, bu tarihten itibaren İstanbul'da (Kadıköy) ikâmet eden Türker; yazın dünyasına Teşrin Fırtınası (Benseno Yay. 2006) ile girdi. (Bu kitabı Sakarya Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümünde DERS KİTABI olarak okutuldu.) Türker'in ikinci kitabı Ne De Olsa Sonbahardı (Haziran 2007'de yayınlanan kitabı) hazırlanmakta olan Cahide Sonku belgeselinin ilk taslaklarıdır.kocaelide.com, Popüler Psikiyatri, Turuncutime gazete ve dergilerinde köşe yazarlığı yapmakta olan Türker, Düşle ve birçok edebiyat sanat dergilerinde magazin, edebi yazılar yazmakta olup ayrıca sinema yorumları yapmaktadır.Halen bir özel şirkette yönetici olarak çalışmakta olup, evli ve bir çocuk babasıdır.
Perihan YAKAR
(ŞAİR YAZAR)
02 Nisan 1957'de Vize'de doğan  Perihan YAKAR, halen; hukuk-felsefe ya da sanat tarihi okumayı hayal ediyor! Türk Sanat Musikisi ile şimdilik avunuyor. Rahatsız ruhu onu hiç rahat bırakmamasına karşın  o geleneksel ninnilerin acı tatlı tınısıyla çok fazla uyuduğunu düşünüyor. İnatçı kuşlarla, çocuklara ve onların katıksız masumiyetine bayılıyor.Evet doğup büyüdüğü yer Vize'yi her fırsatta öven, unutmayan şair'in bazı şiirleri şunlardır.

Bir Umacı Karayel

Demirci Sustukça

Tragedya

     

dere yataklarıyla kayalıkları çok severdim

              "dost'a"

ben-de ki tragedya

çocukluğumda

 

kayıp etmiş de alem

adı rüzgarlarla anılan

Demirci sustukça

annem annem dölyatağını

bi de Selanik'li göçmen kadın ninemi

Ateş yaladıkça

uyuz bir kedi

 

Demir Demirciyle Ateşe dayandıkça ışıldar

dem döken

havada kekik kokusu

 

güncel çöplükte

avuçlarımda bi dolu sevinç

Bütün sırlarını yaksam ormanın

 

tırmanırken inatçı telaşlarla

Bütün denizlerin batıklarını

ben-de ki tragedya

savrulurdu saçlarım

Gün olur

gizli direniş örgütüm

mecnun gibi aşıktı rüzgarlara

Kalkar mı gölgeler

annemin ince nefesinden

 

Coşar mı yatağında kuruyan nehir

kavmine yontu

kayalık üstü üzüm bağları

 

düşlerden saçlarımda

bando mızıka

Demirci

 

ötesi şirin vişnelikler o zaman

Hadi de bana

ben-de ki tragedya

su gülümser toprak kahkaha

Ter karışınca ateşle

vızıldayan sivri

göğsümde begonyalar patlardı

Külle sabır

duvarda asılı memoli

ağaçlarda alkış tutan kuşlarla

Yürekteki tuz ve kan

ne zaman yoldaş tutacak sözü

 

Bedeni incindikçe

ağzında bir tutam sapla

dönüş vakti ilerlerken erinçle

Ağıt yakmaz mı

taşı dil kılıp

devrilir gün solar yorgunluk

Demir

yürüyecek yanyana

her yokuş sonunda kendine kalır

 

olanca yara

bi çeşme başı oluverirdi her mola

Bu hırçın öfke

sehere yıldız düşüp

bizimle

Dilin ucundaki nem

solacak belki

başı kalaba

Susturur mu içi

insana açarak

 

Yumuşar mı avuçta kırmızı toprak

perdelerini

yıkanır durulanır da

Yeşerir mi közde açelya

 

sonra örülünce saçlarım

 

    1999 Eylül

kutsanırdı sanki çocuk yüreğim

Söyle

 

ne yalan söyleyeyim

   

ilişmesin karayel

Öpsem gecenin gözlerinden

 

bulaşmasın diye yüzüm ellerim

Öpsem ateşi

 

melekler taşırdı beni

Kurulur mu denge

 

her biri omuz başımda

Buluşur mu duyguyla akıl

 
     

gün ufukta solarken yorgun

Bu kadar uzaksa insan kendine

 

ne ninem kalmış baktım da saçlarımı örecek

Yakınlarda serin bir liman nasıl bulunur

 

ne de saçlarım meleklerle omuz başımda

   

rüzgarla da çoktan bitmiş aşk

   

bir umacı karayel kalmış

   

şimdilerde

   

ilişmek için

   

bir de bu şiir

   

vazgeçmez bekler hala

   
Feyhan GÜVER
(KARİKATÜRİST)

Evrencik köyünde doğdu...İlkokulu köyde, liseyi İstanbul Kız Lisesi'nde yatılı olarak okudu...Liseden sonra köyüne döndü ve karikatürle ilgilenmeye başladı...Birkaç yıl sonra daha köyde otururken döneminin en çok okunan mizah dergisi Limon'da çizmeye ve mizah yazıları yazmaya başladı...iki yıl boyunca çizgilerini köyden ulaştırdı...93'te İstanbul'a taşındı...Limon, Leman, Pazartesi dergileri ile Yeni Binyıl gazetesine karikatürler çizdi...Halen Leman dergisinde ‘Bayır Gülü' isimli köşesini çizmeye devam ediyor...Şimdiye kadar ‘Feyhan Sofrası' isimli bir mizah yazıları kitabı ve dört adet ‘ Bayır Gülü' albümü yayınlandı...

 

Suzan AKSOY
(OYUNCU)

1956 Yılında ilçemiz Hasbuğa Köyünde doğdu. İstanbul Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunu. 12 yıl Kenter Tiyatrosunda çalıştı. 11 yıldır da Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunda çalışmakta. Ekranlarımızda sıkça gördüğümüz Suzan AKSOY'un oynadığı filimler ise şunlar. "Yolculuk, Canım Benim, Çemberimde GüL Oya, Aşk Olsun, Yaz Gülü, Nasıl Evde Kaldım, Ayrılsakta Beraberiz, Şaşı Felek Çıkmazı, Aile Bağları, Tersine Dünya ...

 


Üstte Suzan AKSOY'un oynadığı Ayrılsakta Beraberiz dizisi oyuncuları.

Yavuz YALÇINKILIÇ (Yönetmen )
Türk Sinema tarihine damgasını vurmuş bir Vize'li Yavuz Yalınkılıç. Babasının görevi  nedeniyle Vize'de dünyaya gelmiştir. Toplam 9 filimde oyuncu olarak rol almış, 1960-1996 yılları arası ise 64 filmin yönetmenliğini yapmıştır. Toplam 60 filmin seneryosunu yazan Yalınkılıç 10 filminde yapımcılığını üstlenmiştir. Badyguard, Leş Kargaları, Bul Karayı Al Parayı, Aslan Bey, Kel Oğlan, Genç Osman, Nasrettin Hoca, Meryem, Şahin, Madrabaz, Kerizler, Kanlı Kale, ve  Vize'de çekilen Kargacı Halil, yönetmenliğini yaptığı bazı filimlerdir.

Yukarıda yönetmenliğini Yavuz YALINKILIÇ'ın yaptığı İlçemiz Kızılağaç Köyünde çekilen Kargacı Halil adlı filmden bir görüntü.
Cankat ERGİN
(YÖNETMEN)

 09.10.1966 Tarihinde doğan Cankat ERGİN İlçemiz Müsellim Köyünden emekli öğretmen Seyfettin ERGİN'in oğludur. Seyfettin ERGİN halen Bursa'da ikamet etmektedir. Ekranlarımızda izlediğimiz pek çok bilinen filmin yönetmeni olan Cankat ERGİN'in Öğrencilik yıllarında çektiği "Bir Taşra Muhabirinin Fotoğrafı" adlı kısa metrajlı ilk filmiyle Adana Öğrenci Filmleri Yarışması'nda mansiyon ödülü kazandı. Yönetmenliğini yönetmen yardımcılığını yaptığı bazı filimler ise şunlardır.

    1997 Kaygısızlar Dizi StarTV
    1998 Aynalı Tahir Dizi StarTV
    1998 Kuzgun Dizi StarTV
    1999 Unutabilsem Dizi KanalD
    1999 Reyting Hamdi Dizi ATV
    2000 Nilgün TV Filmi TGRT
    2000 Nilgün Dizi TGRT
    2000 Şöhret Tutkusu TV Filmi ATV
    2000 Zülküf ile Zarife TV Filmi ATV
    2001 Reyting Hamdi Dizi ATV
    2001 Aynalı Tahir Dizi StarTV
    2001 Derya & Deniz Sitcom TGRT
    2002 Benimle Evlenirmisin  Dizi ATV
    2002 Para = Dolar Sinema Filmi
    2002 Herşey Aşk İçin Dizi TRT
    2003 Pembe Patikler Dizi ATV
    2004 Melekler Adası Dizi ATV


Yukarıda Cankat ERGİN'in yönetmenliğini yaptığı Melekler Adası adlı filmden bir görüntü.

M. Hakan YILMAZ

1970 Yılında Vize'de doğdu. İlk orta ve lise öğrenimini Vize'de yaptı. Yüksekokulu Tokat'ta Harita Kadastro bölümünü tamamladı. Bir süre sonra  Vize Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünde göreve başladı. Halen görevini sürdürümektedir.1980 Yılında yapılan ancak bir daha tekrar edilmeyen Vize 1. Ihlamur Festivalinde Şiir Yazımı dalında 1. olan Kentim Vize adlı şiiri    

KENTİM  VİZE
Küçük bir kentte yaşıyorum ben,
Doğanın bile kendini yıkandığı,
Tarihin milattan önceye dayandığı,
Ova, dağ ve ormanın sevgiyle
Kucaklaştığı Bülbülün güle besteler yaptığı
Ağaçların altında saklı bir kentte yaşıyorum.
Sanki bir sülün konmuş eteklerine,
Meşe,palamut,kayın yüklü Istrancaların
Mevsiminde gülü kıskandırır kokusu
Caddeleri kaplayan ıhlamurların
Benzeri yoktur daha isterseniz arayın.
Dereler şarkı söyler özgürce akarken
Alabalık nazlı yüzer balıkçılar bakarken
Denizi mehtabı aramıyor hiç insan
Yaz geceleri ay varken
Bülbüller konser verir akşamcılar içerken
Geniş bir düzlük var güney batısından
Ne olmaz ki bu yemyeşil ovasında
Tahıl ,sebze.pirinç pancar,ayçiçeği
Kol kola dans ediyor çayırların ortasında
Çekirge Leylek ve Yaban Ördeği
Giyinmeyi sever bu kentin insanları
İspanyol,Maksi,Mini.Midi
Tarım ve Hayvancılıktır halkın geçimi
Eskiden panayırı vardı ama şimdi
Oldu artık ıhlamur festivali
Hisar tepe bu kentin tarih köşesi
Küçük Ayasofya höyükler yaşlı kalesi
İşte Geçmişinin canlı Abidesi
Dur da kulak ver maziden geliyor bak
Roma Bizans ve Osmanlının cenk sesi
İşte Böyle arkadaş bana inan
Kardeş gibi yaşayan bir halkı olan
Mis gibi havası tertemiz suyu olan
Bir zaman Trakya ya başkentlik yapan
Sanki Cennetten bir köşe
Vize'de yaşıyorum,Vize'de yaşıyorum.
 
e-belediye
 
Diğer TÜM Etkinlikler
Video Galerisi
Anket Sonuçları
Seçenekler Oy Oranı Oy Sayısı
fotoğraf galerisi
video arşivi
Üyelikler
tariği kentler birliği CittaSlow (Sakin Şehir)
Tarihi Kentler Birliği Üyesidir CittaSlow (Sakin Şehir) Üyesidir
Spor
vize spor acar spor
Projeler
dünden bugüne vize
kirklareli rota bilisim teknolojileri
kirklareli rota bilisim teknolojileri