Vize Belediyesi
Duyurular
Bilgi Edinme
linkler
Faaliyet Raporu 2004 - 2009
Sultanlar Yolu
sultanlar yolu
 
Vizenin Sembolu
Prof. Dr. Celal YARCI'nın Kaleminden Vize'nin Sembolü "IHLAMUR"
Sıcak bir yaz mevsimidir. Bir hafta sonunda, şöyle bir kafanızı dinlemek üzere, daha önce hiç gitmediğiniz ve bilmediğiniz bir yere gidip dinlenmeyi ve İstanbul hayatının hızlı temposunun kaçınılmaz bir sonucu olarak yüklenmiş olduğunuz stresten kurtulmayı düşlersiniz. Aklınızda, daha önce defalarca methini duyduğunuz, fakat, bir türlü gitmek kısmet olmamış olan Vize vardır. Arabanızı hazırlar, ailenizi de alarak, yola koyulur ve gün batımına yakın saatlerde, hafta sonu tatilini geçirmeyi düşündüğünüz bu güzel Trakya İlçesi’ne ulaşırsınız. Yollar yabancı, insanlar yabancı, binalar yabancı velhasıl her şey yabancıdır. Motor gürültüleri, klâkson sesleri vs. orada da peşinizi bırakmaz. “Acaba aradığım istirahat ve sükûneti burada da bulamayacak mıyım? “ diye kendinize sorarken, birden, daha önce duymadığınız, fakat, sanki biryerlerden de âşinâ olduğunuz, evet evet, kesinlikle âşinâ olduğunuz çok hoş bir koku gelir burnunuza. Arabanızı müsait bir yere park edip, şöyle biraz yürümek ve Vize’yi kabaca da olsa şöyle bir tanımak istersiniz. Bu arada, biraz önceki hoş rayiha, burnunuza gelmeye devam etmektedir. Kokunun nereden geldiğini düşünerek ve meraklı gözlerle çevreyi inceleyerek ilerlerken, yolun kenarında yaklaşık 15 m. boyunda heybetli, fakat heybetli olduğu kadar da narin bir ağaç çıkar karşınıza. Evet. Bu hoş ve güzel koku, bu ağaçtan gelmektedir. Daha sonra, arabanızla gelirken, geçtiğiniz orman yolunda da, bu güzel ağaçlardan görmüş, fakat, daha önce bu ağaçla karşılaşmadığınız için, ne ağacı olduğunu anlamamış olduğunuzu hatırladınız. Sonra, bu âşinâ olduğunuz hoş kokunun, kışın soğuk havada, grip olduğunuz için içtiğiniz kaynak ıhlamurun kokusuna benzediğini hatırladınız. Yoksa? Yoksa bu güzel ve heybetli ağaç, ıhlamur ağacı olmasın sakın? O sırada, yanınızdan, size tebessümle ve misafirperverce “hoş geldiniz” diyerek geçen beyi nezaketle durdurarak, “bu ağacın ıhlamur ağacı olup olmadığını” sordunuz. Oranın yerlisi olan bey, o ağaç hakkında oldukça fazla bilgi sahibi olduğunu hissettirerek, size “evet, doğru tahmin ettiniz, ıhlamur ağacı” dedi. Ayrıca, ilçenin çevresinde bulunan ormanda da, bu ağaçlardan bol olarak bulunduğunu ilâve ettikten sonra, “iyi akşamlar” dileyerek ayrıldı. O geceyi güzel ve temiz bir otelde istirahatle geçirdikten sonra, ertesi günü, ıhlamur ağacını yakından görmek, incelemek hâttâ yapraklı ve çiçekli dallarından alarak İstanbul’a götürmek istiyorsunuz. Sabah bavulunuza elbiselerinizi yerleştirirken, bavulun gözünde bir kitap gözünüze çarpıyor. Bu kitap da nesi? Kitabın üzerinde “Botanik” yazıyor. Hay Allah. Biyoloji Bölümü son sınıfta okuyan oğlunuzun kitabı. Orada unutmuş. “Bu botanik kitabında, mutlaka ıhlamur ağacı ile ilgili bilgi vardır” diye düşünerek, başlıyorsunuz kitabı karıştırmaya. Evet. İşte ıhlamur ağacı. Kitapta, ıhlamur ağacının Latince bilimsel adının, Tilia argentea Desf. Ex DC. olduğu yazılı. Bu ağacın familyası ise, Tiliaceae diye geçiyor. Merakınız iyice arttı. Ihlamur ağacının botanik özelliklerini hemen ve merakla okumaya başlıyorsunuz.

Botanik Özellikleri Tilia argentea Desf. ex DC. (Familiası : Tiliaceae)

40 m. boya kadar ulaşabilen ve kışın yaprak döken ağaçlardır (Şekil a). Ağacın kabuğu, grimsi renktedir (Şekil b). Yapraklar, alternate (almaşlı) dizilişli olup, lamina (yaprak ayası) bütün, genellikle obliquely cordate (yaprak ayası kâlp biçiminde ve yaprak tabanı ise asimetrik) dır. Yaprak, genişçe ovate (yani geniş bir yumurtanın boyuna kesiti şeklinde olup, geniş olan kısmından sapa bağlı) şekilli olup, 7 – 13 X 5,5 – 10 cm. boyutlarındadır. Yaprağın uç kısmı sivri olup, kenarları serrate (testere dişi gibi dişli) dır (Şekil c). Yaprağın üst yüzü genellikle tüysüz, , alt yüzü ise, beyazımsı stellate (yıldız şeklinde ) ve tomentose (keçemsi) tüylerle kaplıdır. Petiole (yaprak sapı), 4,5 – 6 cm. kadar boyda olup, yine tomentose tüylerle kaplıdır. Çiçekler, sarımtrak beyaz renkli ve 7 – 10 kadar çiçekten meydana gelen inflorescence (çiçek topluluğu), cymose tiptedir (Şekil c). Bu çiçek topluluğu, pendulous (sarkar vaziyette) dur. Çiçek demetini taşıyan ortak sapın dip tarafında, parmak şeklinde bracte vardır (Şekil c, d). Bu bracte, çiçeklerden meyve meydana geldiğinde, meyvenin ve içinde taşıdığı tohumun, uçmak suretiyle yeni hayat alanlarına gitmesini sağlayan kanat şeklinde bir strüktürdür. Çiçeği meydana getiren kısımlardan olan sepaller (çanak yapraklar), beş adet olup, ayrıdır. Yani bu parçalar, dipte birleşmiş değildir (Şekil c). Petaller (taç yapraklar), beş adet olup, yine ayrıdır, yani dipte birleşmiş durumda değildir. Stamenler (erkek organlar) çok sayıdadır (Şekil c). Bazen, körelmiş yani fonksiyonel olmayan stamenler olan staminode’lar da mevcuttur. Çiçeğin en ortasında bulunan dişi organ olan pistilin dip kısmı olan ve içinde tohum taslaklarını bulunduran ovarium, beş odacıklı olup, her bir odacıkta ikişer tane ovulum (tohum taslağı) bulunmaktadır. Çiçekler, genellikle Haziran ayı civarında açarlar. Meyve, nux (yani olgunlukta dışı sertleşen ve içinde genellikle bir iki tohum bulunduran meyve. Bu nux tip meyveler, dıştan herhangi bir müdahale olmazsa, kendiliklerinden açılmazlar) tiptedir. Büyüklüğü, bir leblebi kadardır. Obovoid (bir yumurtanın boyuna kesiti şeklinde. Fakat, dar olan ucundan sap kısmına bağlı) şekillidir (Şekil d). Meyvenin üzerinde, belli belirsiz hat şeklinde çıkıntılar ve siğil şeklinde, yine belli belirsiz yapılar vardır. Meyvenin üzeri, yoğun ve ince tüylüdür. Meyvenin içinde, genellikle 1 – 2 adet tohum bulunmaktadır. Tilia argentea, genellikle deciduous (yaprak döken) ormanlarda, 50 – 400 m. rakımlar arasında yetişmektedir. Dünyada başlıca dağılım gösterdiği yerler; Balkanlar, Romanya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Ukrayna’nın batı bölgeleridir. Bir Avrupa – Sibirya elementidir. Ülkemizde ise; Vize’nin kuzeyi, Istranca Dağları, Velika Köprüsü civarı, Tekirdağ, İstanbul Belgrad Ormanları, Şile, Bursa, Bolu, Adapazarı, Zonguldak, Karabük, Çanakkale, Bayramiç, İzmir ve Hatay civarı, başlıca dağılım gösterdiği bölgelerdir. Yukarıda botanik özellikleri açıklanan Tilia argentea türü, Vize’de de yetişen ıhlamur ağacı türüdür. Bundan başka, ülkemizde bulunan üç ıhlamur türü daha vardır. Bu ıhlamur türleri ve yetiştikleri yerler ise; şöyledir: Tilia rubra DC. subsp. caucasica (Rupr.) V. Engler: Bu ıhlamur türü, genellikle yaprak döken karışık ormanlarda yetişir. Anavatanı Kafkasya’dır. Ülkemizde, Bolu, Zonguldak, Samsun, Giresun, Gümüşhane, Çoruh Havzası, Kars, Çanakkale ve İzmir civarında dağılım gösterir. Tilia cordata Miller : Bu ıhlamur türünün anavatanı İngiltere olup, Avrupa’da çok yaygındır ve ülkemizde sadece İstanbul – Çilingoz’da yetişir. Tilia platyphyllos Scop. : Bu ıhlamur türü ise, genellikle kireçtaşından meydana gelmiş olan yerlerde ve / veya karışık ormanlarda, 1000 – 1500 m. arasında rakımlarda yetişir. Ülkemizde, Trabzon Sümela, Çanakkale ve Isparta civarında dağılım gösterir (Şekil a, b,c,d). Botanik kitabından edindiğiniz bu bilgiler, bu güzel ağaca karşı olan ilgi ve sempatinizi bir kat daha arttırdı. Bu özelliklerinin yanında, “acaba ıhlamurun sağlığa ne gibi faydaları var?” diye merak ettiniz. İmdadınıza, daha önce satın almış olduğunuz, fakat bir türlü fırsat bulup okuyamadığınız “Bitkiler İle Tedavi” kitabı yetişti. Bereket versin ki, bu kitabı da asrabanızın torpido gözünde taşıyordunuz. Kitapta, süratli bir tarama ile ıhlamurun çeşitli rahatsızlıklarda kullanımını buldunuz. Acaba bu güzel ağacın, insan sağlığına ne gibi faydaları varmış?

BİR SAĞLIK KAYNAĞI OLARAK IHLAMUR

Ferahlatıcı bir sıcak içecek olmasının yanında, ıhlamurun saymakla bitmeyecek kadar faydaları vardır. Bu amaçla kullanılan yeri ise, kurutulmuş çiçekleri ve brakteleridir. Latince olarak “flos tiliae” denilen bu çiçekler, suda kaynatılarak içilir. Oldukça lezzetli, içimi hoş ve ferahlık veren bu içeceğin başlıca faydaları şunlardır: Sinir sistemi üzerinde faydaları : 10 gram kurutulmuş ıhlamur çiçeği, 1 lt. su içinde kaynatılır. Çaydanlığın kapağı kapalı olarak demlenmeye bırakılır. Bu anda, üzeri bir bezle örtülürse, etkili maddelerinin kaybı da engellenmiş olur. Bu ıhlamur, 5 – 8 dakika içinde içilmelidir. Sinirleri kuvvetlendirir. Sinir bozukluklarını izale eder. Uykusuzluğa karşı, uyku getirici özelliği vardır. Ayrıca, spazm çözücüdür. Ayrıca, sentetik olarak yapılmış ilâçların maalesef birtakım olumsuz yan etkileri de bulunmasına rağmen (şimdiye kadar, yan etkisi olmayan herhangi bir ilâç imâl edilememiştir) ıhlamurun, hiçbir olumsuz yan etkisi bulunmamaktadır. Grip ve soğuk algınlığına karşı : 10 gram kadar kurutulmuş brakte – çiçek karışımı, 1 lt. suda kaynatılır. Daha sonra hafif ateşte, 25 – 30 dakika daha kaynatılmaya devam edilirse, yatıştırıcı olmaktan ziyade, göğüs yumuşatıcı özelliğe sahip olur. Bu yüzden, amacına göre bir süre boyunca kaynatmalıdır. Yukarıdaki süre kadar kaynatılıp içildiğinde, göğsü ve bronşları yumuşatıcı ve bu rahatsızlıkları izale edici özelliği vardır. Dolaşım sistemi ve kan üzerinde etkileri: Kâlp zayıflıklarında, yüksek tansiyonda, kolesterolde, damar kireçlenmelerinde, her bir çay bardağı için 5 gr. ıhlamur çiçeği hesaplanarak kaynatılır ve içilir. Böbrekler ve boşaltım sistemi rahatsızlıklarında; Böbrekleri ve mesaneyi (idrar kesesi) temizler. Böbrek taşı ve kum düşürücüdür. Ayrıca, böbrek taşı oluşumunu engeller. İdrar söktürücüdür.Sindirim sistemi hastalıkları için: Mide ifrazatını arttırır. Bal ile karıştırılarak içildiğinde, ülsere karşı çok yararlı olduğu tesbit edilmiştir. Kabızlık ve bağırsak spazmlarına karşı birebirdir. Bunların dışında; boyun ve yüze güzellik verir. Saç dökülmesini yavaşlatır. Yukarıdaki faydalarının yanında, ıhlamur ağacının değerli ve makbûl kerestesi de vardır. Ayrıca, güzel görünümü ile, gölge yaparak, sıcak yaz günlerinde serinlik de sağlar. Yukarıda kısaca açıklanan mucizevî etkileri olan bu ağacı, artık unutamazsınız. Bu hafta sonu, çok verimli geçti. Bunun yanında, Vize’lilerin de, çok medeni, nazik ve yardımsever insanlar olduğunu da gördünüz. Fakat, her güzel şey gibi, bu hafta sonu tatili de bitmek üzere. Artık dönme vakti. Arabanıza tekrar atlıyor ve İstanbul’un yolunu tutuyorsunuz. Arabaya aldığınız ve aynaya astığınız ıhlamur çiçeklerinin görüntüsü ve kokusu da bir başka canım. Bu güzel duygularla ve ilk fırsatta, bu güzel ıhlamur ve güleryüzlü ve medeni insanlar diyarına tekrar gelme düşüncesiyle İstanbul’un yolunu tutuyorsunuz ve İstanbul’da da ıhlamur ağacı görmeyi ve bu ağaçların, dikilerek de olsa, İstanbul’da da çoğalmasını diliyorsunuz.
Artık ne ıhlamur ağacını, ne Vize’yi, ne de size hep güleryüz, dostluk ve nezaket göstermiş olan Vizeliler’i unutmak mümkün değil. Bunu, çevrenize ve arkadaşlarınıza da anlatacaksınız ki, onlar da bu güzellikleri yaşama şansına ersinler.
Prof. Dr. Celal Yarcı / Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi
 
e-belediye
 
Diğer TÜM Etkinlikler
Video Galerisi
Anket Sonuçları
Seçenekler Oy Oranı Oy Sayısı
fotoğraf galerisi
video arşivi
Üyelikler
tariği kentler birliği CittaSlow (Sakin Şehir)
Tarihi Kentler Birliği Üyesidir CittaSlow (Sakin Şehir) Üyesidir
Spor
vize spor acar spor
Projeler
dünden bugüne vize
kirklareli rota bilisim teknolojileri
kirklareli rota bilisim teknolojileri